Şu J eğrilerinden çektiğimiz

Açık Öğretim Felsefe finalleri ve Üsküdar Psikoloji finalleri aynı haftalarda devam ederken sonunda bir ufak boşluk buldum ve finale çalışmak dışında okumalara biraz dönebildim.

Ray Kurzweil’in İnsanlık 2.0 adlı kitabına başlamıştım kısa bir süre önce. Biraz yavaş bir okuma olacak sanırım. Hacimli ve muhtemelen okuduğum kısımlar üzerine düşünmemi gerektirecek bir kitap.

Girişte hemen üssel büyüme ya da J eğrisi üzerinde duruyor. Corona’dan dolayı sıklıkla gördüğümüz bir grafik. Üssel büyüme, başlangıçta yavaş gibi görünen bir olgunun dirsek yaparak hızlandığı bir görüntü sergiler. Üstelik eğer üssellik devam ediyorsa mesela birkaç hafta sonra baktığınızda eskiden dirsek sandığınız yerin yataya geldiğini ve daha da dik bir dirseğin oluştuğunu falan da görebilirsiniz.

Teknoloji konusunda üssel büyüme içinde olduğumuz doğru. J eğrisinin içindeyiz. Bununla ilgili çarpıcı bir tespit Bill Gates’ten gelsin. Gates der ki, 2 yıl içinde olabilecekleri genelde abartırız, oysa 10 yıl içinde olabilecekleri küçümseriz. Ve o yüzden de çeşitli konularda 10 yıllık ‘aşırı’ tahminler yapmaya çalışır. Aslında Gates’in bahsettiği olgunun sebebi de J eğrisidir. Hayallerimiz çoğu zaman olgulardan yukarıda uçar. O yüzden 2 yıl içinde olabilecekler konusunda genelde biraz uçarız, gerçek çoğu zaman hayalin gerisinde kalır. Oysa üssel büyüme ya da J eğrisi, doğrusal ‘uçuş’tan çok daha hızlı yükselir. Ve 10 yıllık bir sürede üsselin bu hızlı yükseliğişi hayallerimizi bile geride bırakır.

Ama çoğu zaman atladığımız bir durum var: J eğrileri her zaman J devam etmezler, S’ye dönüşebilirler, yani yataya doğru dönebilirler. Hatta sinüs eğrisine bile dönüşebilirler, yani yataydan azalmaya doğru giderler. Corona’dan düşünün. Plato yapması, düşüşe geçmesi.

Teknoloji konusunda üssel büyümenin devam edeceği bir varsayım. Bir yerlerde S eğrisine dönüşebilir, yataya dönebilir yani… Düşüşe de geçebilir.

Yakın vadede üssel büyümenin devam edeceğini düşünüyorum ben de. Ama uzun vadede ne olacağı belirsiz. Büyük bir atılım gerçekleşmezse, ilerleme yavaşlayacaktır.

Peki büyük atılım nerede olabilir acaba?

Bana göre olasılıklar:

  • Yaşamın uzaya açılması. Bunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.
  • Yapılacak zorunlu işlerin neredeyse tamamen robotlar, yapay zeka, otomasyon gibi unsurlara kayması. Bu da kaçınılmaz gibi duruyor ve başka büyük atılımların önünü muhtemelen bu açacak. Boşa çıkan insanların yaratıcı gücü, aklımıza hayalimize gelmeyen şeyleri tetikleyecek.
  • Yapay genetik yaratım. Var olan yaşam biçimlerinin genetiğinin tasarlanmış evrimle çok daha hızlı değişip çeşitlenmesi. Hatta belki yok olmuş canlıların genetik kodlarının çözülerek onların ya da türevlerinin yeniden yaşam bulması.

Hayli heyecanlı bir gelecek bizi bekliyor gibi. Tabii çevre sorunları gibi çok kritik konularda yaptığımız hatalara devam ederek yaşam çeşitliliğini bu gelişmelerden önce tamamen yok etmezsek… Bu olasılık ne kadar ciddi merak edenler Altıncı Yok Oluş’u (Elizabeth Kolbert) okuyabilirler.

2 comments

Yorum bırakın