Çocuktum daha. İlkokul yılları olmalı. Gün içinde babamın bıyıkları var mı diye bir soru düştü aklıma. Hatırlayamadım. Bilmek için hatırlamam gerekiyordu; bir bilgi olarak bunu hatırlamalıydım. Çünkü babamın resmi zihnimde yoktu. Sabahları görüyordum aslında onu. Çoğu gece de…Eve lokantadan gece yarısı dönüyordu. İlkokul birde bile, tek kanal TRT1’ken ve o da gece yarısında İstiklal Marşı ile kapanırken marşa kadar izlerdim, demek ki geceleri de görüyordum onu.Babamın resminin zihnimde olmamasının garip olduğunu bilmiyordum o zaman. Zihnimde bakıp görebileceğim hiçbir resim yoktu ki. Afant olmanın ne demek olduğunu, ayırt edici bir özellik olduğunu bilmiyordum.Zihnimde babamın yüzünün çağırıp görebileceğim bir resmi olmadığı için ve o zamana kadar da dikkat edip bıyığı olup olmadığını bir bilgi olarak kaydetmediğim için bu bilgiyi hatırlamıyordum.Şimdi bile yok resmi zihnimde. Kimseninkinin olmadığı gibi. Daha derinlerde tabii ki var resimler ama bilinçli erişimle zihnimde göremiyorum hiçbirini. Sakalı olduğunu biliyorum mesela, bir bilgi olarak, net kaydetmişim bunu. Ama bıyığı olduğunu hala görerek ya da net bir bilgi olarak bilmiyorum, sakalıyla birlikte bıyığı da vardır tabii diye biliyorum.Afant olmanın garip olduğunu yeni yeni idrak ediyorum.
Aphantasia üzerine paylaşımlarımı takip etmek isterseniz konuyla ilgili Instagram hesabımı inceleyiniz: