Birey olarak yaşasak da başka bireylerle ve ortamla yoğun ilişkiler içindeyiz.

Yeni yıl hedefleri: Bu kez olacak mı?

Yeni bir yıl daha başladı! Yılın kapanışıydı, ucu açık kalmış şeylerin tamamlanmasıydı, yeni yılda işle ilgili yapılacak düzenlemeler için hazırlıklardı derken uzun bir süreci tamamladın. Ve sonra biraz da eğlendin, yeni yıla geçişin keyfini çıkardın. Yeni yıl için bireysel hedeflerini de oturup belirledin bu arada. Hep yaparsın. Önemli senin için; yeni bir yıl yeni bir sen demek. Dönüşüm zamanı… Yeni yılın hedefleri, yeni yılın olası kazanımları…

Sonra aklına önceki yeni yıllar geldi. Biraz bastırmaya çalışıyorsun içindeki sesi. Ama pek mümkün değil. Şimdilik bir fısıltı sadece. Artacak. Birkaç haftayı bulur artması. Ya da o zamana kadar iyice bastırmış, hedefleri falan unutmuş olursun. Ne fark edecek diyor… Senelerdir böyle yapıyorsun. Hedefler koyup büyük hayallerle başlıyorsun seneye. Biraz uğraşıyorsun da. Birkaç hafta… Sonra… Eski tas, eski hamam.

Ne olacak bu halin? Hep böyle mi devam edecek her şey? Ne güzel hedefler koyuyorsun kendine, yüksek motivasyonla giriyorsun seneye. Neden böyle? Aslında bazıları oldu da istediklerinin, ama ne kadar az…

Niye olmuyor?

Yeni yıla büyük hevesle giriyorsun, düşünülmüş ve anlamlı hedefler koyuyorsun ama bir türlü ilerleyemiyor ve yolda erkenden bırakıyorsun.

Aslında yapamıyor değilsin. Olmasının yoluna giriyorsun. Yolda nefesinin tıkanmasına sebep olan, kendi yaşamınla ilgili alışkanlıktan göremediğin şeyler. Balık su içinde olduğunu bilir mi? Biz bir atmosferin içinde yaşadığımızın ne kadar farkındayız? İçinde olduğun şartları görmek, gerçekten görebilmek pek de kolay değil.

Biraz bakalım mı, ne dersin? Yaşamını kolaylaştıracak, keyfini/tadını artıracak araçlara bir bakalım. Ne istiyorsun, hedeflerin ne, nasıl birisin, nasıl biri olmak istiyorsun… Bunlar sana kalmış ama bunları anlamak ve gerçekleştirmek ya da dönüştürmek için kullanabileceğin önemli bakış açıları ve teknikler sunacağım sana.

Haftan düzelmeden yılın düzelmez

Yeni yıl muhasebesi de ömür muhasebesi gibi pek çalışmaz. Kurumsal bir deneyimin varsa bütçe olaylarında çok net görürsün mesela bunu. Bireysel yaşamın için çok detaylı çalışmıyorsun belki ama kurumsal bir yapıda çalışıyorsan yıllık bütçenin önemini biliyorsun. Senelerdir şahit olmadın mı? Mesela eğitim bütçesine ilişkin sene ortasında cimri davranırsın, önemli olduğu halde bazı eğitimleri pas geçersin; ne olur ne olmaz, bütçe yetmez, belki daha önemlisi çıkar diye… Kasım Aralık geldiğinde ise aman bir sonraki sene kullanmamış olursak bütçeyi azaltırlar der, bütçede ne kaldıysa olur olmaz eğitimlere harcarsın.

Yıl, ömür çok büyük ufuklardır. Tam olarak göremezsin, etkileneceği şartları bilemezsin, olası ortam değşikliklerini hesaba katamazsın. Zaten bir yılın yolunda gidip gitmeyeceği öyle birkaç haftada da belli olmaz. Birkaç haftada hedeflerine yönelik hevesinin kaçması bu yıl bunları yapamayacağına olan makul bir inanç kaynaklı değildir; sadece bu belirsiz yükün altından nasıl kalkacağını bilemediğinden havlu atıverirsin.

Oysa ömür de yıl da hafta hafta yaşanır. İnceleme ölçeğini haftaya indirdiğinde gereksiz yüklerin pek çoğundan kurtulursun. Başa çıkabileceğin bir lokmayla karşı karşıya olduğun için lezzet yeniden gelir.

Ömrü ya da yılı planlamak zordur, öngörebileceğin şeyler o kadar azdır ki… Oysa haftayı planlayabilmen çok daha olasıdır. O plan da tabii tam olarak gerçekleşmez, ama gerçekleşmese bile neyin niye aksadığını görmen ve bundan öğrenmen mümkündür.

Ömrü ya da yılı takip etmek de zordur. Oysa haftalık olarak ne planlamıştın ve hangisiyle ilgili ne kadar ne yaptın, takibini yapmak hayli kolaydır. Çözünürlüğün artıverir bu bakışla.

Ömründen ders çıkardığında artık çok geç olmuştur. Yılından ders çıkarmak da çok yavaş ve aksamalı bir dönüşüm getirir. Oysa haftandan ders çıkarıp sonraki haftayı biraz farklı bir kişi olarak yaşamak çok daha kolaydır ve büyük bir dönüşüm getirebilir.

Yeni yıl hedeflerini koy yine, motivasyon sağla kendine ama onların iz düşümlerini haftanda ara ve kocaman bir yük olarak değil, haftalık yeterli adımlar olarak ara.

Yapmanın yolu yapmaktır onun da yolu yapamamaktır

Üstelik yapamaman da normal. İşler istediğin gibi gitmez, neyin yolunda gitmediğine bakıp biraz değişiklik yaparsın, yine olmaz, biraz daha değiştirirsin. Yavaş yavaş olur. Hatta olmak diye bir şey de yoktur. Yaptıkça isteklerin de değişir, sürekli bir dönüşüm içinde yaşamın sürer gider.

Yani ilk birkaç haftada kendini teslim ettiğin o çok belirsiz ‘olmama hali’, haftaya baktığında daha belirli bir ‘olmama hali’ne dönüşür. Böylece neyin olmadığını görüp sonraki haftada biraz daha farklı bir sen olarak yaşama devam edersin. Olmayanlar yavaş yavaş ‘daha az olmama’ya, dönüşüm yolculuğu ilerlemeye başlar.

Şimdiye kadar neyi ilk yaptığında dört başı mamur yaptın ki? Yaptığın hangi şey daha mükemmeli olmayacak kadar mükemmel oldu? Dört başı mamur yoktur, mükemmel yoktur. Hatalarından, eksiklerinden öğrenerek daha tadında yaşamak, daha güzel üretmekse her zaman açık bir yoldur.

Bireysin ama ortamdan ayrık değilsin

Yeni yıl hedeflerin ve motivasyonların aklında olsa da, yaşamına ve yılına artık hafta hafta bakıyorsun. Yükün ölçeği taşıyabileceğin bir hale geldi böylelikle. Üstelik hatalarından, eksiklerinden, olumsuz duygularından, deneyimlerinden öğrenerek haftanı da değiştirmenin yolu açıldı. Bu aynı zamanda yılını ve ömrünü de değiştirmenin yolu. Üçüncü taktikle yolun daha da açılacak.

Evet bir bireysin. Ama birey olarak bile için var, dışın var. İçinle dışın arasındaki derinlikler ve her birinin kendi içinde derinlikleri var. Bu derinliklerini çok da iyi tanımıyorsun çünkü kendine o kadar da iyi bakmadın. Hafta yaklaşımı kendine içten dıştan bakmak ve kendine ilişkin anlayışını derinleştirmekte yararlı olacaktır.

Üstelik sadece derinliklerin değil, renklerin de var. Duyguların, üslubun, tarzın… Ve tek de değilsin. Yaşamı bireysel olarak yaşasan da başka bireylerle birlikte yaşıyorsun o bireyselliği. Haftalarını yaşayıp haftalarından öğrenirken yapabildiğin kadar çevrende kimler var ve onların derinlikleri neler, biraz anlamaya, keşfetmeye çalış. Onlarla aranda var olduğunu fark ettiğin sınırları incele.

Vehmettiğin bu sınırların aslında pek de var olmadıklarını unutma. Olası sınırları sen var edip yaşatacaksın. Ayrıca sınırlar tamamen katı değil, seçici geçirgen olacak. Sen de başkaları da düşündüğünden çok daha renkli ve derinsiniz. Aralarda da öyle düz duvarlar yok. Dinamik, esnek, belirli ölçüde geçirgen, aslında olmayan ama yaşamla var edilebilen sınırlar var.

Umarım artık bunu bir yük değil zenginlik olarak görebilecek hale geldin: Yaşam böyle bir şey, çok zengin. Bireyler, ortam şartları, fırsatlar… O yıllık hedefleri koyarken hayal bile edemeyeceğimiz kadar büyük bir zenginlik içinde dönüp duruyoruz.

Ortamla ilişkilerini ve bunun zenginliğini fark etmek, haftanı, yılını ve ömrünü çok daha keyifli kılacak.

Çoğu iş kendini halleder

Dünya güneşin etrafında dönüyor, bunun olmaya devam etmesini sağlamak için bir şey yapmana gerek yok. Hatta olmasını engellemen de pek mümkün değil. Kainatta makro ölçekte pek çok şey olup devam ediyor.

Hücrelerinin içinde de ATP-ADP döngüsü her an devam ediyor. Her nefesinle hücrelerine oksijen gönderiyorsun, hepsine… Ve onlardan atıkları topluyorsun. Bunun sürmesini sağlamak için öyle olağanüstü bir çaba harcamana gerek yok. Yapıp ettiklerinle bu düzeni bozma ihtimalin de çoğu zaman için düşük.

Aslında zarar verecek davranışlar içinde olmazsan ve kendini çok zorlamadan normalce şeyler yapıp durursan, yaşamını etkileyen süreçlerin pek çoğu kendiliğinden sürüp gider.

Yaşam böyle bir şey. Bu sadece tek birey; tek bireyin merkezinden görülen yaşam. Dünyadaki her insanın, canlının, hatta cansızın bakış açısından da böyle bir yaşam çevrimleri ağı geçerli. Kritik nokta şu: Bu işlerin ve çevrimlerin büyük kısmı, sana çok bağlı olmadan ya da sıradan davranışlarınla sıradan bir etkileşim sürdürerek var olmaya devam ediyor. Yapıp ettiklerin çok büyük değişikliklere sebep olmuyor. Yine de bu, sonuçta senin yaşamın. Global ölçekte etkisi çok yüksek olmayacak ama senin için çok değerli olacak şeyler elde etmen mümkün. Benzer şekilde yaşamın bütününü çok sarsmayacak ama seni çok mutsuz edecek şeyler de yaşayabilirsin.

O zaman çoğu işin kendini halledeceğini bilen bir güvenle, kendi yaşamına olumlu etki etmek için ben ne yapabilirim diye haftaya bakmak nasıl fikir? Buna göre hafta planlayıp, buna göre haftayı takip edip, buna göre değerlendirerek yeni haftaya geçersen, yaşam bütüncül olarak pek de değişmeden etki olarak hızla dönüşür.

Çevik yaşam ile değerlerinle uyumlu tatminli yaşam

Çevik Yaşam’da bu yazıda anlattığım bakış açılarının ve tekniklerin çok daha fazlası bütüncül olarak seni bekliyor.

Bu yazıdaki yaklaşım ve tekniklerin işine yarayacağını gördüysen hemen bunları kullanmaya başla. YouTube kanalımdan Çevik Yaşam Rehberi videolarımı izleyerek daha fazlasına da ulaşabilirsin. Menüde kitaplarımla ilgili sayfada yer alan Çevik Yaşama Giriş kitabımdan da yararlanabilirsin. Zaman zaman eğitimler de açılıyor. Onları da yine sitemden takip edebilirsin.

Eğer hazır yıla başlamışken, bu motivasyonla haftamı, yılımı ve ömrümü değerlerimle uyumlu tatmin haline bir an önce getirmek istiyorum diyorsan, en hızlı seçenek birebir danışmanlık olacaktır. Onun da bağlantısını buraya bırakayım.

İyi seneler efendim.

Yorum bırakın