Kendini Yanlış Tanıyor Olabilirsin

Kendini tanıyor musun? Hani demiş ya,

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır.

Bunu böyle çok ulvi bir şey gibi algılıyoruz genelde. Yani böyle insanı kamil olmak, acayip noktalara gelmek, ruhani alanda ilerlemek gibi düşünüyoruz sadece. Oysa bu hepimiz için her an geçerli bir şey. Kişi kendini tanımıyor, kendini tanımadığı için yaşamında da çok tehlikeli, yanlış şeyler yapabiliyor. Bu sadece manevi olgunlukla ilgili değil, girişiminizle ilgili de böyle, kariyerinizle ilgili de böyle, ilişkilerinizle ilgili de böyle.

Peki niye kendini tanımıyor insan, çok doğal bir şey aslında. Çünkü kendimizi görmüyoruz. Düşünsenize yani diyelim ki böyle doğada yürürken bir kuş tüyü düştü başınıza, sonra o yürüyüşten geldiniz, iş ortamını, şehri dolaşıyorsunuz falan, kafanızın arkasında şöyle kuş tüyü takılı duruyor, hiç farkında bile değilsiniz. Size anlık bir bakış atan herhangi bir kişi uygun bir açıdan bakıyorsa bunu görüyor ama kendi kendinize bunu fark etmeniz çok zor, uzun süre onu üzerinizde taşıyabilirsiniz Bu sadece görünümünüzle ilgili değil. Yani dışarıya doğru bakmamızdan, kendimizi görmememizden kaynaklı değil sadece. İçsel olarak da kendimizi görmekte zorluk çekiyoruz. Mesela şunu düşünün diyelim ki çabuk parlayan bir insan hani arkadaşları böyle çözmüştür onu, damarı bellidir, gözüküyordur zaten, böyle damarına basıp hafif hafif sinirlendirerek öfkeden patlayacak hale getirebilirler ve bunu şakayla bile yapabilirler. Kişi kendisini görmez, o patlamaya doğru ilerlediğini kolay kolay anlamaz, bunu anlamak için bayağı kendini gözlemekle ilgili özel çabalar sarf etmesi gerekir. Ama dışarıdaki kişiler bu durumu çoğunlukla rahatlıkla görür. Bunu sadece öfke ile ilgili düşünmeyin, kendimizi üzüntüye kaptırırız görmeyiz, kendimizi tiksintiye kaptırırız ötekileştiririz birilerini, onlardan mantık dışı bir şekilde uzak tutarız kendimizi ama bunu yapıyor olduğumuzu görmeyiz ya da kendimizi mutluluğa kaptırırız, bir şeyleri görmez hale geliriz, bunu fark etmeyiz, mutlu olduğumuzu fark etmediğimiz durumlar bile olur.

Şimdi Çevik Yaşam bağlamında, benim izleyicilerim Çevik Yaşam’ı büyük ölçüde duymuşlardır ama duymadıysanız, belki ilk kez karşılaşıyorsanız bu videoda şöyle çok kısa bir özetini yapalım. Çevik Yaşam ne, yaşamı hafta olarak ele alıyorum, kendimi görmeyle ilgili kategorilerim, modüllerim gibi şeyler var ve haftaya girerken bir öngörüyle giriyorum acaba neler yapmak istiyorum, bunlar ne kadar sürer, hafta sürerken bunu takip ediyorum, neye ne kadar vakit harcadım diye, haftanın kapanışında da muhabbetli bir kapanışla ele alıyorum. Ne oldu, buradaki çelişkiler nelerdi, bundan ne öğrendim diye. Aslında bir önceki videoda anlattığımız gibi bilimsel yaklaşımı yaşama uygulamış oluyoruz Çelik Yaşam’la. Şimdi bilimsel yaklaşımın iki tane temel olgusu kuşkuculuk ve gözlemcilikti. İnançlarımla doğrudan o inançları destekleyecek şeyler bulmaya çalışarak değil, yaşama daha kuşkuyla bakıyorum acaba çalışanlar ne, çalışmayanlar ne. Bunu gözlemek için her türlü gözlemi, destekleyici gözlemleri de aykırı olan gözlemleri de yapmaya çalışıyorum. Şimdi bu videoda bunun üzerinde biraz duralım. Kendimizi tanımak için bunu yapmamız gerekiyor.

Yani kendimizle ilgili inançlarımıza, ortamla ilgili inançlarımıza körü körüne bağlı kalmayacağız, acaba doğru mu, destekleyen gözlemler ne, aykırı olan gözlemler ne, bunlara bakarak ilerleyeceğiz. Bunu yapmaya başladığımız zaman işte kendimizi tanımaya başlamış oluruz. Özellikle dönüşümün çok hızlı bir olduğu bir dönemde olduğumuz için, kariyerlerimizle ilgili kendimizi koruyabilmek, kariyerimizi koruyabilmek için, girişimlerinizle ilgili girişimlerimizde başarılı olmak başarılı olmaya devam etmek için, hızlı değişen dünyada ilişkilerimizi koruyabilmek, geliştirebilmek için bu kuşkucu gözlem yaklaşımını gözetmemiz çok önemli. Yoksa önceki inançlarımızla hareket edersek her zaman bir yerlere toslama olasılığımız var. Ama virajların yüksek olduğu bir dönemde dönüşümün çok hızlı olduğu bir dönemde bir şeylerin sürekli öncekinin aksine farklı açılarda hareket ettiği bir düzlemde ne yapmamız gerekli, bu inançlarımızla ilgili kuşkucu gözlemleri her zamankinden fazla yapmamız gerekli. Çevik Yaşam bağlamında bunu çokça yapıyoruz zaten. Çünkü Çevik yaşamda temel olarak bir muhabbetli kapanış var, ve o muhabbetli kapanışta haftayı değerlendiriyoruz, özellikle duygusal izlere bakıyoruz, bu hafta beni üzen neler oldu, bu hafta beni mutlu eden neler oldu, bu hafta böyle tiksinti duyduğum, öfke duyduğum, korku duyduğum ne gibi durumlar oldu, üzüldüğüm ne gibi durumlar oldu, bunlara bakıyorum. Bunlar çok önemli mesajlar.

Özellikle mutluluğu bir kenara bırakırsak, çünkü mutluluk temelde diyor ki; ya doğru, evet bu gözlemlerde bir sıkıntı yok, daha önce yaptığın açıklamalar işe yarar, çalışıyor durumda ve bak mutluyuz güzel diyor. Şaşkınlık bana ne diyor, ya burada garip bir şey var, bir bak bakalım değişik bir durum var diyor. Diğer 4 temel duyguya bakacak olursak üzüntü, korku, öfke, iğrenme-tiksinti, bu 4 tane temel duygu bana şunu diyor aslında. Ya bizim inançlarımızla ilgili açıklamalarımızla ilgili bak sorunlar var, yani burada bizi üzen bir şey oldu, burada bizi korkutan bir şey oldu, burada bizi öfkelendiren bir şey oldu, burada bizi tiksindiren bir şey oldu. Bunların hepsi diyor ki arkadaş gözlerini biraz aç, gözlemlerin detaylarına biraz in, açıklamalarımızla çelişen şeyler var burada, acaba bu çelişen şeyler ne bunları görmeye başla diyor.

Mesela diyelim ki pazartesi sendromumuz var, işe gidip geliyorsunuz, kariyerinize gidip geliyorsunuz ve yıllarca iyiydi aslında, öyle pazartesi sendromu falan çekmemiştiniz, ama bir iki senedir bir şeyler oldu, anlam kayboldu, kariyerinizin değerini artık hissetmiyorsunuz ve pazartesi günü işe gitmek çok bunaltıcı, caydırıcı, üzücü bir deneyim haline geliyor, içiniz size bağırıyor diyor ki, aç gözünü, yürümeyen bir şeyler var, açıklamalar artık tutarlı değil, eskisi gibi değil işler, bir şeyler ters gidiyor. Acaba ne ters gidiyor? Bunu görmek için bakmam lazım. Kafamın arkasına düşmüş bir kuş tüyünü görmediğim gibi, hızlı parlayan öfkelenen bir insan olduğum halde öfkelenme yoluna girdiğimi görmediğim gibi, kariyerimin sapa sardığını girişimimle ilgili sorunlar olduğunda görmeyebiliyorum. İşte duygulardan yola çıkarsam, o duyguların işaret ettiği yere doğru bakıp gözlemler yapmaya başlarsam, gözlerimi açarsam, ne gördüğümü anlamaya başlarsam, o zaman açıklamalarımı değiştirmeye başlayabilirim, geçen videoda bahsettiğimiz bilimsel yaklaşımla yanlışlanabilir, odaklı açıklamalar yani hipotezlerle ilerlersem eğer, bunları da deneye tabi tutabilirim.

Ama her şeyin başı yaşamıma bakmaktan geçiyor. Öncelikle bir şeylerin ters gittiğini görmem ve bunun detaylarını algılamam, bunun destekleyen ve karşıt delillerini toplayabilmem gerekiyor. Bu da ancak kuşkucu gözlemcilikle olur. Geçen videoda bilimsel yaklaşıma giriş yaptık şimdi kuşkucu gözlemciliği daha fazla açtık ve Çevik Yaşam bağlantısını da biraz kurduk. Bunun üzerine devam ediyor olacağız ama birkaç tane kaynağı belirtmek istiyorum, bir tanesi Linkedinde kitapçıklar diye bir e-bültenim var ve şu anda mesleklerimi yazıyorum şu an itibariyle 16-17 tane meslek yazdım, 70’e doğru ilerleyecek onlar. Kendi kariyerimizi bu bağlamda gözlemlemek ve kariyerimizi oluşturan o tekil meslek değil de altındaki hangi temel mesleki yetkinliklerimiz var, onları görebilmek onları görmeye başlamak çok kritik. Çünkü iki önceki videoda belirttiğimiz gibi meslekler, kariyerler çok hızlı bir şekilde değişiyor, dönüşüyor. Bu dönüşümle başa çıkabilmek için buradaki temel yetkinliklerimin neler olduğunu görmek, bunların ortamda artık ihtiyaç duyulanları hangileri, pek ihtiyaç duyulmayanları hangileri, bunlarla ilgili gözlemler yapmak çok önemli. Onun yolu da kuşkucu gözlemcilikten geçiyor. Eğer bu yaklaşımları yaşamınıza, bu bilimsel yaklaşımı yaşamınıza bütüncül bir şekilde uygulamak, bir yaklaşım olarak uygulamak ve bununla ilgili pek çok tekniği kullanabilir hale gelmek istiyorsanız Çevik Yaşam’ı uygulamaya başlayabilirsiniz. Belki zaten uyguluyorsunuz, faydalarını görmüş durumdasınız. Eğer Çevik Yaşam sizin için yeniyse, Çevik Yaşam Rehberi oynatma listesini kullanabilirsiniz, oradan ne olduğunu anlayabilirsiniz. Ayrıca Çevik Yaşam’a giriş kitabımdan da yararlanabilirsiniz. Konuyla ilgili eğitim ve danışmanlıklar da zaten sürekli devam ediyor. Onlar için de mustafaacungil.com üzerinden benimle temasa geçebilirsiniz.

Yorum bırakın