Büyük Afetlerin Arasında Bir Yaşam

Büyük afetler nadir olur diye düşünürüz. Yaşamımızın ‘normal’ini oluşturma peşindeyizdir. Bazen birkaç hafta geçer, bazen birkaç yıl, bazen daha uzun bir süre… Ama büyük bir afet olur, gelir bulur bizi.

Bu afetlerin en önde geleni kendi ölümümüzdür zaten. Ama ölüm sadece kendi ölümümüz olarak değil, yakınlarımızın, sevdiklerimizin, iş yaptığımız insanların ölümleri şeklinde de gelir bulur bizi. Bazen beklenen ölümlerdir bunlar. Bazen tam üniversite sınavını kazanmış şehir dışında güzel bir eğitim için yola çıkma hazırlığında bir gencin babasının ani ölümü gibi, kişisel de olsa çok büyük bir afet halinde gelir.

Yaşam, göktaşlarının sıkça düştüğü bir yolda yolculuk yapmak gibidir. Eninde sonunda bir göktaşı sizi bulur. Deprem olur, sel olur, yangın olur… Olmayacak bir aşka kapılma olur, işten çıkarılma olur, majör depresyonun kucağna düşme olur… Olur da olur. Afetsiz bir yaşam yoktur. Hiçbir yerde yoktur. İnsan başına afet gelmediğinde kendi kendine afet çıkarır. Uyuşturucu bağımlısı olur… Durduk yerde kavgacı bir kişilik geliştirip olmadık bir yaralanmaya sebep olur… Kendini tutamayıp zararlı bir ilişkiye girer…

Büyük afetler, yaşamın normalidir. Bunlar bazen küçük ölçeklerde bazen büyük ölçeklerde, bazen birkaç kişiyi etkileyen şekillerde, bazen bölgesel, bazen küresel olur.

Yaşamımızın rengini, tonunu belirleyen, afetler arası, ‘normal’ ya da ‘rutin’ diye tanımladığımız zamanlar değil, afetlerle nasıl başa çıktığımız, büyük afetlerden nasıl etkilendiğimizdir. O da bize bakar temelde sevgili can, sevgili dost.

Afeti afet yapan olayın kendisi değil, bizi nasıl etkilediğidir. Yer sarsıldı diye niye afet olsun? Ama sen o sarsıntının üstüne dayanamayacak ev kurup o dayanıksız yapıya canını emanet ettiğinde, sarsıntı işte o zaman afet olur.

İşini kaybetmesi bir insanın neden afet olsun? Kendini geliştirdiyse, başka ve daha iyi fırsatlara açılmaya zaten hazırsa, belki de işini kaybetmesi onun yolunu açan bir nimet olur.

Bu büyük afet de henüz olup bitmiş değil. Olmaya devam ediyor. Ve depremin şiddeti sabit olarak yazılmış olsa da, yaşamlardaki etkileri kimi kötü yönde ama evet kimi de iyi yönde yıllarca devam edecek.

Sizi nasıl etkiliyor? Afetle başa çıkabiliyor musunuz?

Yorum bırakın