Özgür irade nedir diye felsefeciler yüzyıllardır boşa kafa yormuyorlar. Uğraşıyorlar, çünkü bu konu bireysel olarak her bir insan için son derece önemli. Hatta bize ne felsefecilerin ne dediğinden… Tekil olarak her birimizin bu konudaki bilinçli ya da bilinçsiz şekilde oluşmuş yaklaşımları, yaşamımızı, insanlığımızı, psikolojik sağlığımızı derinden etkiliyor. Çünkü özgür irade anlayışımız, neyi kontrol edebileceğimizle, neye etki edebileceğimizle, neyi kabul edeceğimizle ilgili derin bir öneme sahip.
İnsan insanlıktan nasıl çıkar?
Bir uçta, insan denemeyecek hallere düşmek var. Kişi hiçbir şeyi kontrol edemeyeceğine inandığında bir kuklaya, herşeyi kontrol edebileceğini düşündüğünde de ya bir müstebite ya da psikolojisi kaskatı kesilmiş bir insana dönüşebiliyor. Bunları örnekten sayın, insanlıktan çıkmamızın insan sayısının bilmem kaç katı kadar yolu olabilir. Ama kontrol etki ve kabulle ilgili yargılarımızdaki sakatlıklar, biz pek farkına da varmadan bizi insanlıktan çıkarmakta, ayağımızı kaydırmakta büyük rol oynar.
Öte yandan kontrol etki ve kabul daireleriyle ilgili algımızı oturtamazsak ve insan olmaya da sıkı sıkı tutunmaya çalışırsak bu da bizi mercan kayalıklarına dalgalarla çarpılıp çarpılıp parçalanan bir kişiliğin sahibi yapar.
Hadi özgür iradenin felsefi yönlerini bir kenara bırakıp pratik hayatta bu konuya nasıl yaklaşabileceğimize bakalım. Çünkü felaketten felakete savrulduğumuz bir dünyada bunları anlamak yaşamsal öneme sahip.
Kontrol dairesi
Kontrol dairesi, elimle doğrudan etki edebildiğim yerdir. Buradaki şeyleri yapıp yapmamayı ve ne kadar yapacağımı kendim tercih edebilirim ve belirleyici unsur hemen hemen sadece kendi tercihimdir.
Gerçek yaşamımın büyük kısmı kontrol dairesi içinde döner. Doğru bir odaklanmayla yaşamımdaki pek çok şeyi değiştirmem mümkündür.
Etki dairesi
Etki dairesi, söylemimle doğrudan etki edebildiğim yerdir. Bu, biraz daha geniş bir dairedir. Doğrudan kendi kararlarım değil de etki edebileceğim kararlara ilişkindir. Mesela yakın çevremdeki insanların eylemlerinin kararlarını veremem ama onlarla konuşarak eylemlerinin dönüşmesini sağlayabilirim.
Şimdi buna çok kritik bir olgu ekleyelim: Etki dairesinde nelerin olduğunu araştırmak, etki dairesindekilere etki etmenin daha iyi yöntemlerinin neler olacağını keşfetmeye çalışmak, kontrol dairesindedir.
Yani daha iyi etkiler üretebilmek belirli ölçüde kontrol dairemde olan bir şeydir.
Kabul dairesi
Kabul dairesi, gözümün ve kulağımın erdiği, algılayabildiğim yerdir. Burası elimle ya da dilimle ulaşarak kontrol ya da etki edebildiğim bir yer değildir. Ama farkında olduğum, görüp duyduğum, etkilendiğim bir yerdir.
Hemen dikkatinizi çekelim: Kabul dairesinde olanları algılıyorum evet ama algıladığım şeyleri nasıl yorumladığım kontrol dairemdedir. Yani hangi duygularla etkilendiğimi belirli ölçüde kontrol edebilirim.
Tüm bunları bu afet günlerinde konuşmaya ne gerek vardı?
Öyle bir dünyanın içinde yaşıyoruz ki, her gün afet günü. Her yılın her ayında bir yerlerde deprem ya da sel oluyor dünyanın üzerinde. Her gün kadınlar öldürülüyor ve erkekler de; dünyanın neredeyse her ülkesinde. Felaketler yaşamdan ayrı şeyler değiller, yaşamla iç içe durumdalar.İsteyen bir insan günde 24 saatini dünyadaki felaketleri araştırıp okumak, görmek, duymak için harcayabilir. Dünya artık bir tık uzağımızda… Üstelik 24 saat o gün olmuş ve erişebileceği tüm felaketleri gözden geçirmeye bile yetmez.
Böyle bir dünyada yaşarken kontrol etki kabul dairelerini dikkate alarak özgür irademizi insanca kullanmayı beceremezsek, akıl sağlığımız ya da vicdanımız, ikisinden biri ya da her ikisi tez zamanda toza dumana karışır.
Depremi düşünün mesela. Emin olun bu yazıyı birkaç yıl sonra bile okuyor olsanız, depremi düşünün deyince umarım bu depremi hatırlayacaksınız… (Daha büyüklerinin cenderesinde sıkışmamek dileğiyle….)
Depremi düşünün mesela. Depremle ilgili kabul dairenizi filtrelemeyi başaramazsanız ya da kabul dairenizde haberdar olduğunuz şeylere sizi ya da toplumu zehirleyecek duygularla kulak verirseniz yandınız. Kabul dairesinin sesini kısmak, duygularını biraz yumuşatmak zorundasınız. Hem kendi sağlığınız için hem de herkes için. Orayı biraz yumuşatabilmelisiniz ki kontrol ve etki dairelerinizde olan yapabileceklerinize ve etki edebileceklerinize odaklanın.
Mesela haberleri dinleyip duruyorsunuz ama en azından evdeki kışlıkları şöyle bir gözden geçirip yaşam kurtaracakları yolcu edebildiniz mi?
Mesela sadece doğru olup olmadıkları belirsiz zilyon tane twiti ve whatsapp mesajını üye olduğunuz her gruba boca mı ediyorsunuz? Yoksa gerçekten tanıdığınız bildiğiniz networkleri düşünüp onlarla birlikte reel olarak yapılabileceklere odaklanıp harekete mi geçtiniz?
İnsanın aklı duruyor. Benim bu yazılara başlamam birkaç günü buldu mesela.
Kontrol daireniz dostlar ve etki daireniz. Hadi hep beraber yeniden ayağa kalkalım. Uzun sürecek, sağlığımızı aklımızı koruyarak, hep beraber… Hadi can’ım, hadi dostum…