Tavsiye Zehirlidir

Tavsiye zehirlidir. Düşünsenize şöyle bir şey yapar mısınız. Bir reçete buldunuz bir yerde, aa hadi içeyim bunu. O reçete kimin için yazılmış, ne için yazılmış, ne amaçla yazılmış? Bunları hiç bilmeden, bir reçete içmenin ne kadar sağlıksız olabileceğini, o ilaçların beklenmedik, ve sizinle, sizin istediğiniz yönle alakası olmayan şekilde etkiler yapabileceğini bilirsiniz. Gerçi orada da yine, ya komşuya şunu yazmışlardı, ben de öyle kullandım falan durumları da yapabiliyoruz ne yazık ki. Şimdi ilaç konusunda biraz daha hassasız bu bağlamda. Peki tavsiye konusunu niye böyle yapıyoruz sizce?

Sosyolojik oranlarda birey için ne kadar önemli?

Birileri bir şeyler tavsiye ediyor. Alıp direkt onu, uygulamaya kalkıyorum. Ama acaba o durum benim için uygun mu? O tavsiye bu durumda çalışır mı, bunu bilmiyorum. Bunu deneme ihtiyacı da hissetmiyorum. Hele de güvendiğim bir kaynaksa, doğrudan, hiç düşünce filtresi geçirmeden kullanmaya kalkışıyorum.

Oysa şöyle bir durum düşünün. Şimdi sosyal olasılıklarla, yani sosyoloji seviyesindeki olasılıklarla, psikoloji seviyesindeki durumlara bakalım. Mesela diyelim ki bir durum yaşanıyor, bir sorun var. Bu sorunla ilgili çeşitli çözüm önerileri var. İnsanların %70’inde bir çözüm önerisi işe yarıyor. %20’sinde bir başka çözüm önerisi işe yarıyor. %10’una yakın neredeyse %10’unda üçüncü bir çözüm işe yarıyor. Bir de binde birinde insanların, bambaşka, diğerleriyle epeyce ters bir çözüm önerisi ancak işe yarayabiliyor. Şimdi bakın 4 tane reçete var. Ya siz derseniz ki ya işte %70 en güvenli olan bu. Hadi ben bunu yapayım derseniz. Belki de penisiline alerjisi olan çok azınlıktaki kişilerden birisiniz. Ve o genel çözüm sizin için ölümcül etki yapabilir. Yani penisilini düşünün, penisilin pek çok insanın hayatını kurtardı. Ama çok küçük bir azınlıkta, alerjik etki yapabiliyor ve ölümle sonuçlanabiliyor bu etki.

Her tavsiye bana uyar mı?

Dolayısıyla o tavsiyeleri düşünürken genel olasılıkların bir önemi yok. İnsanların % 70’inde şu işe yarıyor, %20’sinde 10’ununda bu işe yarıyor. Binde birinde bu işe yarıyor. Bu olasılıkların bireysel olarak hiçbir anlamı ve değeri yok. Çünkü bu, şu anlama gelmiyor. Bende % 70 çözüm üretir bu, öbüründe %20 çözüm üretir, öbüründe %10 çözüm üretir değil ki. Benim niteliğime, durumuma göre bu çözümlerden bir tanesi, belki ikisinin kombinasyonu benim için uygun. Ve yerine göre bunlardan birisi, benim için ciddi anlamda zararlı da olabilir. İşte o yüzden tavsiye zehirlidir.

Alıp herhangi bir tavsiyeyi yaşamıma doğrudan uygulamaya kalkarsam, ne olacağı belli olmaz. O beni nereye götürür belli olmaz. Biraz araştırırsam eğer, yeterince derinleşmeden, o zaman da kafam karışır. Çünkü şöyle durumlar göreceksiniz. Herhangi bir konuyla ilgili, diyelim ki yeme disiplini ile ilgili. Bir yandan göreceksiniz ki, bazıları sık sık ye, az ye diyor. Ama başka bazıları da diyor ki yemek aralarını açman lazım, aralıklı oruç yap. Şimdi bunlar birbiriyle taban tabana zıt konular. Ama yerine göre, kişinin durumuna göre, birinin daha doğru olduğu zamanlar da olabilir. Öbürünün daha doğru olduğu zamanlar da olabilir. Ben bunlardan birine daha yatkın olabilirim. Ama aynı zamanda yaşamımın çeşitli dönemlerinde bazen onu, bazen öbürünü kullanmam da gerekebilir.

Filtreden geçmiş tavsiye

Yani tavsiyenin işe yaraması için, birincisi tavsiyeleri filtreden geçirmem gerekiyor, olduğu gibi kabul etmemem gerekiyor. İkincisi denemem gerekiyor yaşamımda. Bana hangisi ne durumda daha iyi geliyor, onu da görmem gerekiyor. Tavsiyeyi eğer doğrudan alırsam, kendime mal etmeden kullanmaya çalışırsam, o zaman bundan öğrenemem de.

Düşünsenize bir yaşam problemim var. Bu yaşam problemi ile ilgili kafa yormak yerine, Güzin Abla ne diyor tadında, böyle güvendiğim bir yerin bu konuyla ilgili ne dediğine bakıyorum ve o ne diyorsa aynen uygulamaya çalışıyorum. Şimdi burada bir kere kendime ait herhangi bir şey yok. Bu konuyla ilgili çözümü tamamen dışarıya atfettim. İşe yararsa, şansa işe yaradığı da olabilir. İşe yararsa bundan bir şey öğrenmedim. Hatta aslında zararlı bir şey öğrendim. Böyle bir durum olduğunda hep bunu uygula konusu yerleşmeye başladı, ama her zaman o çözüm geçerli olmayabilir. Diyelim ki işe yaramadı.

Hatadan öğrenmek

İşe yaramadığında da bir şey öğrenemiyorum. Çünkü ya bu işe yaramıyor, acaba şunu mu denesem diye bir şey yok. Kendime ait bir şey görmüyorum. Ya bak o dedi de oldu diye, iyi olduğunda tavsiye verene atfediyorum. Kötü olduğunda da sonuç, ona atfediyorum yine. Ya bak tavsiyesi hiç işe yaramadı bilmem ne, başkasının tavsiyesine bakayım hadi falan diye. Oysa bu tavsiyeleri filtrelerden geçirerek kendi kararımı verirsem? Şunu yapayım bakalım oluyor mu, nasıl oluyor falan diye. İsabet edersem, “aa bak, galiba bu böyle doğru gibi gözüküyor. Biraz daha böyle yapmaya devam edeyim.” diye öğrenerek devam ederim. İsabet etmezsem daha da güzel bir şey olur. Çünkü şunu anlamış olurum, ya bu durumda bunu yaptım, çalışmadı. Niye çalışmadı, şundan dolayı çalışmadı, bir şey öğrenmiş olurum. Hatamdan öğrenirim, yanlışımdan öğrenirim.

Tavsiyeden, eğer filtreden geçirip kendime ait kılmadıysam, öğrenmem. Ama kendi karar verdiğim bir eylemden öğrenirim. Yanlış olması, eğer çok büyük bir yanlış yapmıyorsam, böyle kontrollü bir şekilde deneyerek ilerlediğim bir şeyse, yanlış olması bana doğru olmasından bile daha fazla fayda sağlamış olur.

Tavsiye nasıl şifa olur?

İşte o yüzden tavsiye zehirlidir. Tavsiyenin içeriği bana doğrudan yarasa bile eğer filtreden geçirmemişsem, eğer düşünerek uygulamamışsam, sonuçlarını değerlendirmiyorsam, işe yarayan tavsiye daha bile zehirlidir. Çünkü düşüncemi daha çok iptal eder. Beni daha çok köle haline getirir. Oranın söylemleriyle hareket eden bir otomat olmaya doğru götürür. O yüzden filtreden geçmeyen ve sahiplenmediğiniz bir tavsiye, işe yaramadığında da zehirlidir. İşe yaradığında da zehirlidir. Oysa Çevik Yaşam bağlamı içerisinde tavsiyeleri kullanırsanız, yani “Şöyle de bir şey var. Acaba benim durumuma uyar mı, bu benim için ne demek?” diye bakarsanız ve onu yaşamınıza deneysel olarak alıp hafta kapanışlarında sonucu değerlendirirken “A bak şu yüzden işe yaradı.” ya da “İşe yarayan yönleri var ama şuralarında sorun var. Şurayı şöyle düzelteyim.” gibi çıkarımlar yaparsanız, o zaman, o zehir size şifa da olabilir.

Yorum bırakın