Başlangıç ne kadar zor değil mi? Böyle dört başı mamur başlamak bir şeye diye bir laf var hani. Ya yapınca güzel olsun, iyice hazırlanalım falan diye. Şöyle bir düşünürsek halbuki ben şu ana kadar acemi şansı olan bazı uygulamalar haricinde, ne kendimde ne bir başkasında bir şeye başlarken dört başı mamur bir şey ortaya çıkarabilme durumu görmedim. Herhangi bir şeyi yaparken boşluklarımız olur, yanlışlarımız olur, eksik bildiğimiz şeyler olur. Evdeki hesap çarşıya uymaz denir ya. Gerçek hayata çıkmadan bir şey gerçekten iyi bir şekilde yapar hale gelmek, neredeyse imkansızdır. Bu aslında başlangıçlar ve sonuçlara biraz fazla takık olmamızla ilgili bir durum.
Sonuçlar konusunu daha önceki bir ilkede konuşmuştuk. Sonuca değil, sürece odaklanmanın çok daha yararlı olduğunu söylemiştik. Buradaki sürece odaklanma kısmı, aslında aşama odaklanma demek ve sonuçlar gibi başlangıçlar içinde geçerli.
Başlangıç yok, sonuç yok
Buradaki ilkede yeni ilkemizde temel olgu şu: Aslında başlangıç yok, sonuç yok. Başladığımızı düşündüğümüz, yeni başladığımızı düşündüğümüz herhangi bir şeyin öncülleri var. O öncüllerle birlikte, öncüllerin gelişmesi ile birlikte o şey yaşamımızın içerisine giriyor ve ilerliyor. Yani aslında sıfırdan başladığımız hiç ama hiçbir şey yok. Öncüllerin belirli bir aşamasına keyfi olarak biraz başlangıç diyoruz. O bizim sonradan isimlendirdiğimiz bir şey. Öyle ki devletlere falan baktığınız zaman tarihte, devletlerin kuruluşları bile çok o kadar belirgin değildir. Çünkü pek çok devlet kurulurken ya hadi devlet olalım falan diye kurulmuş yapılar değildir. O zamanki ihtiyaçlara göre oluşmuş olan şeyler, sonradan düşünüp bakıldığında aa şuraya başlangıç diyelim, diye düşünülür genelde.
Aynı şekilde sonuç diye bir şey de yoktur. Çünkü yaşadığımız hiçbir şey bitmez. Bitti diye düşündüğümüz şeyin etkileri, yaşamımızda devam eder. O yüzden madem bir başlangıç yok, madem bir sonuç yok, madem her şey bir süreklilik içerisinde, acaba bu kadar başlangıca ve sonuca takılmaya gerek var mı? Sonucu konuşmuştuk dediğim gibi önceki ilkede, şimdi başlangıca dokunalım.
Başlangıç: Çok takarsan takılırsın
Ne oluyor başlangıca bu kadar takıldığımız zaman? Bir kere çok kritik bir nokta, gözümüzde büyütmeye başlıyoruz ve düşünmeye başlıyoruz bu konuyla ilgili. Düşünüyoruz, düşünüyoruz daha da düşünüyoruz. Satranç tahtasının başına oturmadan daha, hamleleri yapmaya başlamadan, 80. hamlede acaba ne olur peşinde düşünüp duruyoruz. Ve çok da iyi düşünürler değiliz aslında. Yani yaşamımızda olabilecek şeyleri kafamızda canlandırabilme becerilerimiz kısıtlı. Gerçekten yaşamın içerisinde görmek çok daha mantıklı. O yüzden de başlamayı ertelemek yerine daha küçük adımlarıyla durumları, planları başlatmak çok daha mantıklı olacak.
Şimdi şöyle bir düşünün. Yaşamınızda sizin için çok önemli olan kavramlar var. Ve bunlara çok önem verdiğiniz için başlamayı sürekli olarak erteliyorsunuz. Daha hazır olmak, daha iyi yapmak, daha güzel olması gibi kavramlarla öteliyorsunuz. Halbuki aslında bu öteleme sebeplerine bakıp, öteleme sebeplerine uyumlu başlangıçlar yapmamız, çok daha sağlıklı olacaktır. Bir şeyin risklerinin yüksek olabileceğini düşünerek o risklere önlemler almak üzere başlamayı ertelediğimizi düşünelim. E peki gerçekten denemeden o risklerin, gerçekten büyük mü, küçük mü, var mı, yok mu, ne kadar olduklarını anlama şansınız var mı?
Öğrenme yaşayarak olur
Bu durumda yapmamız gereken aslında o riskleri daha iyi algılamamızı sağlayacak küçük başlangıçlar yapmak. Böylelikle belki gözümüzde abarttığımızı göreceğiz, çok daha hızlı bir şekilde büyütebileceğiz konuyu. Ya da riskin beklediğimizden çok daha yüksek olduğunu göreceğiz, belki konudan tamamen vazgeçeceğiz. Halbuki kafamızda döndürüp durduğumuzda o konu ötelerde bekleyen bir şey olup kalıyor.
Daha ilginci, başlamayı ertelediğimiz şey belki de bizi gereksiz yere tıkayan bir konu. Mesela bu bir hayalimiz olabilir, yaşamımızı dönüştürecek büyük bir hayal olarak görebiliriz. Ve senelerdir kafamızda dönüp duruyor olabilir. Çevik Yaşam birebir danışmanlıklarda ara ara gördüğün bir durumdur bu. İnsanlar böyle çok önem verdikleri, kafasında sürekli büyüttükleri, saraylar haline getirdikleri hayallere başladıklarında, o hayali yaşama aldıklarında aa fark ediyorlar ki yok ya bu bana göre değilmiş. Ve vazgeçip başka bir şeye doğru yöneliyorlar. Ama bakın çok kritik bir olgu var burada. İki senedir, üç senedir, dört senedir kişinin hayal dünyasını, o hayal tıkadı. Yaşamında yapabileceği başka şeyleri yapmak yerine, zaten onu yapacağım, benim asıl çıkışım orada diye, belki de bunları yapmadı.
Zaten yaşıyorsun, başladı her şey
O yüzden arkadaşlar sonucu konuşmuştuk. Şimdi de başlangıcı konuştuk. Genel olarak başlangıçlara fazlaca önem atfetmemiz, yaşamımızı, yaşamamıza engel oluyor. Bunu Çevik Yaşam’da da sıklıkla görüyorum. Çevik Yaşam’a başlamayı düşünen insanlar, fark ediyorlar burada bayağı güzel şeyler var, şu böyle iyi gelir, bu böyle iyi gelir falan. Ama başlamayı öteliyorlar ya da başlamayı kocaman yapmaya çalışıyorlar. Mesela siz de eğer Çevik Yaşam’ı daha önce dinlemiş, böyle uygulamayı düşünmüş, etrafında dolaşıp duruyorsanız, size birkaç başlangıç noktası önereyim. Çevik Yaşam ilkelerinden herhangi biriyle doğrudan başlayabilirsiniz. Bu ilkeler tek başına da uygulanabilen ve yaşam kalitenize ciddi faydası olabilecek ilkeler. Ayrıca Çevik Yaşam’ın bütününe de çok daha hızlı başlangıç yapmak mümkün.
Diyelim ki o kategoriler, planlamalar falan, haftadan ne bekliyorum, bunları yapamıyorsunuz, çok yük var üzerinizde. Hatta haftayı takip bile edemiyorsunuz, o kadar yoğunluk var ki. O zaman en azından şunu yapın. Haftayı kapatın. Bu haftadan öğrendiğim ne var? Muhabbetli bir şekilde olabildiğince, bir iki tane unsur da yakalasam, o haftadan öğrendiğimle öbür haftamı daha iyi hale nasıl getiririm, buna bakın. Biraz bunu yapabilir hale geldiğinizde, zaten yaşamınızdan ufak ufak yükler azalmaya başlayacaktır. Sonrasında takibe başlayabilirsiniz. Haftamda nelere, ne kadar vakit harcıyorum? Burada da yine biraz daha boşluk açabilmenizi sağlayacaktır. Böylece yavaş yavaş haftanın başında planınızı yapabilmek, kategorileriniz, hayalleriniz, modülleriniz nelerdir, onlara bakabilmek mümkün hale gelir. Başlamak istediğiniz herhangi bir şeye zaten başlamış durumdasınız. Öncülleri yürüyor, gereksiz yere devam eden yaşayan aşamalarını geciktirmeyin. Yaşamınızın içinde olan şeye sahip çıkın.