Derin gevşeme

Bir süredir yaşamımda boşluk yeterince yoktu. Duracak vakit bulamadım. Gevşeyecek kadar, derin gevşeyecek kadar boşluk olmadı.

Oysa bir hayli ayrıştırılmış ve ayıklanmış bir yaşamım var. Çok uzun zamandır, istediklerimi yapıyor, istemediklerimi yapmıyorum. Yaşamımın merkezinde kendim varım, evet. Ama işte o deneyim kainatım bir bütün olarak da durduğu yerde durmuyor. Bütüncül olarak varlık sistemim hareket halinde. Bu büyük ve ana hareketle merkezimin çevresinde yer alan kişilerin, konuların, olguların uyumu ya da uyumsuzluğu… Konu burada düğümleniyor.

Bu düğümü görmek, izlemek, ayrıştırmak, ayıklamak için derin gevşemeye ihtiyacım var. Derin gevşemeye daha sık ihtiyacım var.

Bu derinlikte gevşemeyi dört beş yıldır yapabiliyorum. Daha önce de istediklerimi yapıp istemediklerimi yapmıyordum ama isteklerimin nasıl şekillendiğinin yeterince ayırdında değildim.

Kendime hep baktım, kendimi hep inceledim. Ama yeterince derin bakıp incelikli incelemenin araçlarından yoksundum.

Çevik Yaşamı geliştirmeye başlamamla birlikte en temelde kendim için kullanabileceğim bir araç seti keşfetmeye, geliştirmeye başlamış oldum. Ve bu yol, beni derin gevşemeyi yapabilmeye taşıdı.

Son üç beş yıldır yaşamımda olan derin gevşemeyi senelik olarak yazları Antalya’da geçirdiğim bir iki haftada yapabiliyorum. Özellikle geçen yaz yaşadığım çok dönüştürücü bir derin gevşemeydi ve etkilerini bu sene yaşamımda görüyorum.

Bundan daha az derinlikte ama yine etkili gevşemeler yaşamıma saçılmış durumda. Günlük gevşemelerim var. Haftalık gevşemelerim var. Aylık gevşemelerim var. Tüm gevşemelerimi kademe kademe daha derin ve etkin yapabilmenin yolculuğundayım.

Jonglörü (bilincimi) dinlendirdikçe, Satürn (bilinçaltım) yük olmayan yükleri, neredeyse ne yaptığını bile fark etmeden, binlercesiyle, yüzbinlercesiyle, milyonlarcasıyla çeviriyor. Yaşatıyor onları. Onların canından besleniyor. Onların canını besliyor.

Yorum bırakın