İçten Dışa Çevrimler

Afantlar ve Sakin Zihin Sanatı · İkinci Kısım: Serbest İşlevsel Afant Zihni · Sayfa 23/39


Afantların bilinç, içsel süreçler ve dış dünya arasındaki çalışma şekilleri, bilinçli zihinde görsel canlandırma yapamamaları nedeniyle belirgin farklılıklar gösterir.

Burada zihnin işleyişine dair bilimsel açıklamalara girmeden, bir metaforla ilerleyelim. Bu metafor, kendi yaşam deneyimlerimden yola çıkarak oluşturulmuştur; dilerseniz bu anlatım üzerinden kendi deneyiminizi sorgulayabilirsiniz.

Örneğin, afant olmayan bir insanın düşünce sürecini dokuz çevrimli bir üretim modeliyle ele alalım: İlk üç çevrim içsel olarak, farkında bile olmadan gerçekleşir. Sonraki üç çevrim bilinç seviyesinde, görselleştirme ve düşünce canlandırması yoluyla çalışır. Son üç çevrim ise dış dünyaya taşınarak somutlaştırılır. Örnek olarak bir mülakat hazırlığını düşünelim: Kişi, ilk üç çevrimde bilincinden belirginleşmeden hazırlık yapar, sonraki üç çevrimde bilinciyle mülakatı zihninde canlandırır ve son olarak, dış dünyaya taşıyarak prova yapar—örneğin kendini videoya çekerek veya bir arkadaşıyla çalışarak.

Afantlar, bu çevrimleri farklı bir şekilde deneyimler. Görsel canlandırma eksikliği, afantları orta çevrimlerin bir kısmını ya içsel süreçlere ya da doğrudan dış dünyaya taşımaya yöneltir. Örneğin, bir afant mülakat hazırlığında içsel çevrimlerde daha fazla vakit geçirir ve bilinç seviyesine daha geç geçiş yapar. Bilinç katmanında görsel canlandırma olmadığı için çevrimler daha soyut kalır ve bilinçli geri bildirimler sınırlı olur. Eğer afant, serbest işlevselliğini geliştirmişse ve zorlantılardan fazla etkilenmiyorsa, bilincinin kısıtlı doğası gereği bilinçli öz eleştiri veya değerlendirmeye daha az odaklanır. Bu yüzden, dış dünyaya uygulamaya daha serinkanlı ve özgüvenli bir şekilde geçebilir; ancak geri bildirim almakta daha az istekli olabilir veya bunu zorlayıcı bulabilir.

Afantın bilinçli zihin etkinlikleri içe kaçar ve dışa taşar.

Bu durumu kendi hayatımda gözlemleyebilmem yıllarımı aldı. 50 yaşımda afant olduğumu öğrendiğimde, geçmiş deneyimlerime dönüp baktım ve afantlığa özgü bazı özellikleri farkında olmadan çözmeye çalıştığımı, üstelik bunda oldukça başarılı olduğumu fark ettim. Ancak çevrimlerin dağılımında afantlıkla bağlantılı bir farklılık olduğunu ancak afant olduğumu öğrendikten ve bu konuyla ilgili derinlemesine çalıştıktan sonra görebildim. Öncesinde bu farkındalığa dair en ufak bir ipucum bile yoktu. Serbest işlevselliği yüksek afantlar, iç çevrimlere daha fazla dayanma eğiliminde olabilir. Öte yandan, zorlantılar içinde kaybolmuş afantlarda bu durum daha az görülür; çünkü zorlantılar genellikle özgüveni baltalar.

Bu farkındalık bana ne kazandırdı? Afantlığa dayalı olarak kendi doğam sayesinde içsel ustalığım pek çok konuda hayli gelişmiş durumda. Buna rağmen, bilincime ve dış çevrimlere daha fazla alan açmanın, düşünme ve üretme süreçlerime katkısını fark ettim. Özellikle yazarlık sürecinde, kasıtlı olarak ara çevrimler eklemeye başladım. İlk yazdıklarım bile yayına yakın kalitede olmasına rağmen, örneğin kitap bölümlerini önce deftere yazarak başlıyorum. Bu, ilk yazma sürecine ek içsel çevrimler kazandırıyor ve metne farklı bir derinlik katıyor. Bilgisayara geçirme süreci de net bir ara çevrim sağlıyor ve metin her iki aşamada da zenginleşiyor.

Afant, görselleştirme eksikliğini dış dünyadaki somut nesneler ve süreçlerle tamamlayabilir. Bu dışsal destek, afantın daha fazla dış kaynak kullanarak görselleştirme eksikliğini gidermesine olanak tanırken, iç bilinç kümelerinin doğal olarak daha güçlü olması da ayrı bir avantaj sağlar.


AFANTLAR VE İÇ İLETİŞİMİN GÜCÜ  |  İçindekiler  |  AFANT İÇİN İFADENİN ANLAMI VE GÜCÜ

© 2025, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.