Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 2/33
50 yaşındayken afantazi ya da afantazya adı verilen bir durumumu öğrendim. Hayatımda beklenmedik bir dönüm noktası oldu bu. Zaten var olan bir şeyin adını öğrenmekten çok daha fazlasıydı; bu, iç dünyamda bir keşif yolculuğuydu. İnsanlardan büyük bir farklılık taşıdığımı fark ettim ve bu farkın yıllarca gözümden kaçmış olması beni derinden etkiledi. Sanki içimdeki bir parçayı yeni bulmuş gibiydim. Hayatım boyunca süregelen birçok gizem bir anda çözülüvermişti ve başkaları da kademe kademe çözülmeye devam etti. Kendimi tanıma yolundaki uzun yolculuğumda bir perde daha kalkmıştı. İnsanın, kendine dair en temel şeyleri bile fark etmeyebileceğini ilk kez bu kadar net anlamıştım.
Bu farkındalık, çocukluğumdan bu yana süregelen soruların, içsel huzursuzlukların, eksiklik hissinin bir cevabı gibiydi. Afantazya ile karşılaşmak, bana zihinsel deneyimlerde farklı olmanın ne demek olduğunu öğretti. Belki de hayat boyu aradığım şey buydu ama bir isim koyamamıştım. O farkı nasıl hissettiğimi, yıllar boyunca nasıl uyum sağladığımı anladım. Birçok davranışımın, tercihimin ve hatta zorluklarımın afantaziyle bağlantılı olduğunu yeni yeni keşfediyordum.
Fantazya, yani zihinde görselleştirme yetisi, spektrumun her iki ucunda da farklı formlarda yaşanır. Kimi insanlar için bu yetenek çok güçlüdür; o kadar canlı görürler ki zihinlerinde, neredeyse gerçekmiş gibi olur. Bazıları için ise bu yeti hiç yoktur. Bu spektrumun daha önce farkında olmayan biri olarak, kendimi bir ucunda bulmam şok ediciydi. Fantazyayı kullanamamak, soyut bir hale bürünmek gibi. Bunu fark edince birçok deneyimimin ne kadar farklı olduğunu anlamaya başladım.
Aristo'dan beri bu yetinin varlığı bilinse de yokluğu olasılığı düşünülmemişti. Afantazya terimi akademik dünyaya 2015'te girdi. Bu kadar yeni bir kavram olması, benim gibi birçok insanın farkında olmadan yaşamlarına devam etmesinin en büyük sebebiydi. O zamana kadar benim gibi insanlar sadece "normal" olmayan bir şeylerin olduğunu, ama ne olduğunu tam olarak tarif edemediklerini hissetmişlerdi. Zihnimde bir şeyin eksik olduğunu hep hissetmiş ama bunu adlandıramamıştım. Şimdi, afantaziyle birlikte bu eksikliği anladım.
Zihnimde bir elma hayal etmeye çalıştığımda kocaman bir boşluk, siyah bir sonsuzluk vardı. Elma yoktu, hiçbir görüntü yoktu. Bu durumun diğer insanların zihinlerinin nasıl işlediğinden çok farklı olduğunu kavramak, biraz da yalnız hissettiriciydi. Benim için onların zihinlerindeki canlı görüntüler imkansızdıi. İnsanlar elmayı hayal ettiklerinde rengi, şekli, belki de kokusuyla bir bütün oluşturuyorlar. Bense sadece karanlık bir boşluk görüyorum.
Bu farkı kavradıktan sonra bu durumun benim kim olduğumu, nasıl düşündüğümü, nasıl duygulandığımı ve yaşamımda birçok şeyi nasıl farklı kıldığını giderek daha iyi anladım. Afantazi, sadece zihinsel bir durum değil; kişiliğimizi, davranışlarımızı ve hayata bakış açımızı da etkileyen bir şey. Zihinsel süreçlerin bu kadar farklı olabileceğini öğrenmek, kendimi daha iyi anlamamı sağladı. Şimdi geriye dönüp baktığımda, birçok durumu daha net görebiliyorum.
Bu keşif, benim için sadece kişisel bir aydınlanma değildi; aynı zamanda afant olan başkalarını anlamama yardımcı oldu. Afant olmayan insanlar için zihin körlüğünü anlamak zor olabilir. Ama belki de bu kitap, onlara bir pencere açar ve afant bir insanın dünyasına bakmalarını sağlar. Afantazya, kişinin sadece zihnini değil tüm hayatını derinden etkileyen bir farktır. Eğer bu size tanıdık geldiyse ya da çevrenizdeki birinin yaşadığı bir deneyimle ilgili olduğunu düşündüyseniz, belki de afantazyanın karmaşıklığını birlikte keşfedeceğiz.
← KIVILCIM ANI | İçindekiler | İLETİŞİM TİPİM: SOYUT →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.