Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 22/33
Endişe, hayalin karanlık gölgesidir. Aslında o da bir çeşit hayaldir. Nasıl ki hayaller parlak ve umut dolu olabilir, endişeler de bir o kadar kasvetli ve boğucudur. Hayaller gökyüzüne açılan bir pencereyse, endişeler seni derin bir çukura çeker. Bir kabusun seni ter içinde uyandırması gibi, endişe de gündüz huzurunu kaçırır. Teninde hissedersin onu; omuzlarında ağır bir yük gibi durur, göğsünü daraltır, nefesini zorlaştırır. Endişe sadece bir düşünce değildir. İnsanın kaslarına işleyen, her nefes alışında biraz daha büyüyen bir ağırlıktır.
Afant olanlar için endişe, serin bir rüzgar gibidir; hissedilir, ama insanı savurmaz. Genellikle endişeyi sürekli çağırmazlar, bu yüzden o kadar da derin etkilenmezler. Afant olmayanlar için ise endişe, zihinlerinde sürekli dönen ve büyüyen bir fırtına gibidir. Her an tetikte bekler. Afantlar, somut imgeler canlandıramadıkları için, endişeyi görselleştirmezler ve duygusal olarak da daha az savrulurlar.
Ama bu serinliğin bir yanılsama olabileceği anlar vardır. Afantlar da, eğer dikkat etmezlerse, endişeyi yaşamlarına fazla çağırabilirler. Endişenin sürekli tekrarlanması, sonunda birikerek üzerlerinde büyük bir ağırlık oluşturabilir. O serinliğin yerini ağır ve boğucu bir his alabilir. Afant biri, endişeyi sık sık yaşamına davet ettiğinde, o serinlik zamanla kaybolur ve endişenin soğuk elleri boğazına dolanır.
Afant olmayanlar gibi afantlar da dikkat etmediklerinde, endişe kontrolsüzce büyüyebilir. Serinliği kaybetmek, onlar için de mümkündür. Endişe büyüdükçe, tıpkı diğer insanlar gibi afantları da ele geçirebilir.
← SAKİN GÜÇ: ÖZLEM VE HAYAL | İçindekiler | DUYGULARIN SERİNLİĞİ VE MESLEKİ ZORLUKLAR →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.