150 kuralı

Kurgunun Sonu · Gelecek Postası · Bölüm 14/28


NewLand'de teknolojinin ülkenin kurulduğu ilk yıllardan itibaren yoğun bir şekilde uygulanması, yaşam şekline de çok büyük etkilerde bulundu.

Bu etkilerden belki en önemlisi, yönetim şekli üzerine olandı: Seçimsiz bir demokrasi benimsendi. Başka bir bakış açısıyla sürekli seçim halinde olan bir demokrasi de denebilir!

Ülke en fazla 150 kişiden oluşabilen küçük birimler olarak yapılandırıldı. Bazı küçük yerleşim yerleri sadece birkaç birimden oluşuyorken büyük şehirlerde her bir bina bir ya da birkaç birim olarak yapılanabiliyordu. Teknolojinin getirdiği imkanlarla, her bir birim üyesinin günlük olarak birimden kimi seçeceğine ilişkin tercihini belirtme şansı oluştu. Böylelikle her bir 150'lik birimin temsilcisi her gün yeniden güvenoyu alıyor ya da alamayıp yerini aynı gruptan bir başkasına bırakıyordu.

150'lik birimlerin kendi içlerinden seçtiği kişilerden oluşan ikinci katman da yine en fazla 150 kişiden oluşacak birimlere bölündü. Bunlar da kendi içlerinden bir kişi seçtiler.

Ülkenin ilk başlardaki nüfusunu 15 milyon olarak düşünürsek, ilk seviyede 100 bin grup oluştu. Bu seviyede 100 bin birinci kademe delege seçilmiş oldu. 100 bin birinci kademe delege yaklaşık 670 ikinci kademe grup oluşturdu. İkinci kademe gruplar da kendi içlerinden birer kişiyi delege olarak seçtiler. Böylece 670 ikinci kademe delege seçilmiş oldu. Bu 670 ikinci kademe delege her biri en fazla 150 delegeden oluşan üçüncü kademe 5 grup oluşturdular. 5 grubun her biri nihai 15 kişilik yönetim kurulundan kendine düşen kadarını seçti. Bu 15 kişilik yönetim kurulu ise aralarından bir yönetim kurulu başkanı seçti.

İşin ilginci bu seçimlere ilişkin oy kullananların her akşam 18.00'den gece yarısına kadar oyunu yenileyebilmesi, ertesi sabah da yeni durumun ilan edilmesiydi.

Yine yukarıdaki 15 milyon kişiyi düşünecek olursak, ülkenin Yönetim Kurulu Başkanı'nın sabaha tekrar makamında olabilmesi için her gece kendi 150 kişilik birinci kademe grubunun, 150 kişilik ikinci kademe grubunun, yaklaşık 134 kişilik üçüncü kademe grubunun ve 15 kişilik yönetim kurulunun çoğunluk oyunu sağlaması gerekiyordu.

Yürümesi imkansız gibi görünen bu sistem çok iyi çalıştı. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 93'ü her gece sadece kendi içinde bulunduğu 150 kişilik gruptan kimi seçeceğine karar veriyordu. 150 kişiyi yakından tanımak mümkün olduğundan çok isabetli tercihler yapıldı. İsabetli olmayan tercihlerin anlaşılıp değiştirilmesi de hayli kısa zamanda gerçekleşti. İlk gruptan seçilen kişiler ülkenin sadece yüzde 7'sini oluşturuyordu. Bu kişiler her gece sadece kendilerine oy verip, bir de ikinci seviyede üye oldukları 150 kişilik grupta kimi seçeceklerine karar veriyorlardı. Daha etkin bir konumda olan bu 100 bin insan seçildikleri 150 kişilik grup ve seçim yaptıkları 150 kişilik grubu iyi tanımayı başarabiliyorlardı.

Üçüncü kademede seçilen 670 kişi arasında yer alanların mesleği doğrudan yönetim, yani ülkenin genel yönetimiydi. Bunlar bir bakıma temsili demokrasilerdeki meclisler gibi çalışıyorlardı. Bu kişiler de her akşam, kendi ilk ve ikinci gruplarında kendilerine oy verip yaklaşık 134 kişilik üçüncü kademe grupta da hangi 3 kişiye oy vereceklerine karar veriyorlardı. Son olarak 15 kişilik yönetim kurulunda yer alanlar da ilk üç seviye için her akşam kendilerine oy veriyor, yönetim kurulu başkanı ile ilgili olarak da içlerinden bir kişiyi seçiyorlardı.

Sistemin oturması için geçen birkaç yılın ardından, seçilen insanlar ülkenin seçilmeyi en çok hak eden kişileri oldu. Her hangi bir seviyede seçilen bir kişi, önemli bir karakter zaafı, hatalı ve önemli bir tavır, yaşlılık ya da hastalıktan dolayı performans kaybı gibi durumlarda hemen aşağı iniyor, yerine daha iyi iş yapabilecek biri geliyordu. Öte yandan işini iyi yapan kişiler, sürekli bir oy desteğinin rahatlığıyla, kaygısız bir şekilde işlerini olması gerektiği gibi yapmaya devam ettiler.

Zamanla gelişen gölge adam yaklaşımı da sistemin dinamizmini artırdı. Her seviyedeki her grupta birincinin ardından gelen en çok oy alan ikinci kişi gölge adam oluyor ve bir üst seviye için gölge oy kullanıyordu. Böylelikle yerini kaybeden birinin boşluğunu kimin dolduracağı hemen hemen kesin bir olasılıkla bilinebiliyordu.

Başlangıçta bahsi geçen 15 milyon, tabii ki ülkenin tüm nüfusu değildi. 11 yaşını doldurmuş olan nüfus bu kadardı. Bu sistemde 11 yaşını doldurmuş her insan –akli melekeyi kaybetmek, oy kullanma hakkını bağlayıcı suçlar gibi konular hariç- oy kullanabiliyordu. 11 yaş altı çocuklar 150 sayısına dahil edilmeden, velilerinin grubunun denetiminde oluyorlardı. 11 yaş üstü olup oy hakkı bulunmayan kişiler ise bu sefer 150 sınırını da eksilterek kendi gruplarında yer alıyorlardı.

150 kişilik gruplar birbirleri arasında karşılıklı rıza ile bire bir üye değiştirebiliyorlardı. Bunun dışında yine nakil, yeniden gruplama, yeni grup oluşturma gibi konularda karmaşık ve tarihsel geçmişe dayanan düzenlemeler olduğunu biliyorum. Ama bu düzenlemelerin detaylarına ben de çok hakim değilim.


Gates'in Afrika'sı 2  |  İçindekiler  |  NewLand'in siyasi sisteminin sırları

© 2016, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.