Bir şeyler olmuyor, bir türlü olmuyor yaşam, istediğimiz kıvama gelmiyor. Ama onu öyle devam ettiriyoruz genelde. Çok ilginç bir örneği mesela pazartesi sendromu. Gerçi korona ile birlikte şimdi işler biraz karıştı ama, senelerce insanlar pazartesi sendromu yaşadılar. Düşünsenize çalışıyorsunuz bir yerde ve her hafta Pazartesi sendromu basıyor. Yani hafta başlayacak yine. Yine oraya gideceğim, yine bu işler bilmem ne falan. Ve her hafta sizi boğuyor bu durum. Aslında çok güçlü bir sinyal var konuyla ilgili. Yani diyor ki bununla ilgili bir şeyler yapman lazım. İşi mi değiştireceksin, işte yaptığın şeyleri mi değiştireceksin? İletişim şeklini mi değiştireceksin, işe yüklediğin anlamı mı değiştireceksin? Bir şeyleri burada değiştirmen gerekiyor.
Yaşam aksarken değiştirmeden devam etmek
Ama değiştirmeden yıllarca buna devam edebiliyoruz. Bunun gibi mesela yaşamımı geliştirmek için şu etkinliğe edinsem çok süper olacak falan. Belli bununla ilgili bir şeyler yapmanın çok önemli değerli olduğunu görüyorum ama bir türlü yapmıyorum. Bir şeylerin içinde boğulup gidiyorum. Bu patern çok sıklıkla karşımıza çıkıyor ve aslında tek bir patern değil. Burada birden fazla örüntü var. Çeşitli sebeplerle, yaşamımızı istediğimiz şekle sokamama ile ilgili bir sorunumuz var. Ama burada daha genel bir sorun var aslında.
Şimdi örüntüler çok önemli, özellikle sorunlarla ilgili örüntüler, paternler, desenler çok önemli. Çünkü sorunları tek tek çözmek yerine, aslında bir örüntü halinde keşfettiğimiz zaman, bunun çözümü olabilecek bir ilkeyi koyduğumuz zaman –Çevik Yaşam ilkelerinin de amacı bu zaten- o örüntü grubunu olduğu gibi çözümlemek mümkün. Şimdi buradaki sorun da temel olarak aslında Çevik Yaşam’ın çok temel bir ilkesiyle ilgili.
Yaşam örüntüleri
Ben Çevik Yaşam’ı özetlerken en kısa özeti olarak 3 kelime şunu söylüyorum: Yaşam yaşayarak yaşanır. Bu aynı zamanda Çevik Yaşam’ın en temel ilkelerinden bir tanesi. Yaşamımızın içinde olmak, yaşamımızdan öğrenmek. Bunu yapmaya başladığımız zaman, sorunlarımızı gerçekten görmeye başlayacağız. Birbirinden ayırt etmeye, seçmeye, anlamaya başlayacağız. Bunu yaptığımız zaman da çözümlemek çok kolaylaşmış olacak.
Ne demek yaşam yaşayarak yaşanır? Yaşadığımız yaşamın içerisinde, tercihleri yapmaya gönüllü oluyor muyuz? Bir şeylere karar vermek gerektiğinde ezbere birilerinin dayatmasıyla, yönlendirmesiyle mi hareket ediyoruz? Yoksa burada benim için önemli olan ne diye bakıyor muyuz? Büyük kararlardan bahsetmiyorum. Büyük kararlar böyle biraz kendimizi oyalamak için. Hani gelecektedir genelde de zaten, hemen bugün vermemiz gereken bir karar değildir. Hani ileride bir vakitte şöyle bir şey olacak, onunla ilgili ben şöyle bir şey yapacağım, orada şu kararı vererek yaşamımı değiştireceğim diye bir fantazyadan ibarettir o çoğu zaman.
Küçük kararların önemi
Asıl önemli olan küçük kararlar, gündelik kararlar, her hafta binlercesini verdiğimiz kararlar. Mesela diyelim ki elimdeki bir iş bitti şimdi ne yapsam? Bununla ilgili kendimiz karar alma motivasyonuna sahip hale gelirsek, yaptığımız tercihin bize iyi mi geldiği, kötü mü geldiği, nasıl sonuçlar doğurduğuna bakmaya başlarsak, o zaman işte yaşamımızın içine girmiş oluruz.
Yaşam yaşayarak yaşanır ilkesinin özü bu. Yaşamımızın içine girmek, yaşamımızla ilgili sorumlulukları almak ve yaşamımızdan öğrenmeye başlamak. Çevik Yaşam’ın genel, bütün yapısını kullandığınız zaman bunu yapmakla ilgili pek çok yaklaşıma ve araca sahip oluyorsunuz. Ama boş verin şimdilik onları. İleride daha derinlikli olarak da yapmaya çalışabilirsiniz. Ama şimdiden sadece bu videoyu izlemiş olarak bile uygulayabileceğiniz temel şey şu; yaşamınızın daha çok içine girmek. Bu yaşamı, kendi yaşadığınızı algılamak, fark etmek ve bundan yararlanmak. Bunu yapmak bazı yönlerden çok zor olabilir, zorlara saldırmanıza da gerek yok hemen. Günlük olarak, haftalık olarak bakın değerlendirin. Bu hafta ben nelerde irade kullandım, bunların sonuçları ne oldu, faydaları neydi, zararları neydi? Ona göre neyi nasıl biraz farklı yapsam?
Sadece bunu düşünmeye başladığınızda, kendi deneyimlerinize bakmaya ve onlardan öğrenmeye başladığınızda yaşamınız değişmeye başlar. Ve bu bir hayli hızlı bir şekilde de gerçekleşebilir. Yaşam yaşayarak yaşanır. Sizi kendi yaşamınızın içine davet ediyorum. Kendi yaşamınızda öz iradenizi kullanmaya davet ediyorum. Öz iradenizi kullanmanızın sonucunda oluşan öz deneyimlerinize sahip çıkmaya ve onlardan öz öğrenme yapmaya, keşfederek, kendi yaşamınızdan öğrenmeye ve bununla dönüşmeye davet ediyorum.