Farkındalık Yüktür, Her Gördüğünü Yüklenme

Farkındalık yüktür. Mesela haberler. Günde yarım saat haber dinleseniz psikolojinizi bozmak için bu yeter. Çünkü haberler, olumsuz noktalara sürekli olarak odaklanırlar. Ve yakınlarınızda bir olumsuzluk yoksa, uzaklarınızdaki bir olumsuzluğu getirip burnunuzun dibine sokarlar. Eğer filtresiz bir şekilde sadece günde yarım saat haber dinliyorsanız, dünyayı çok kötü, insanların tamamını çok kötü olarak değerlendiriyor olmanız mümkün. Çünkü aslında çok başa çıkamayacağınız miktarda farkındalık yüklenmiş olursunuz bununla.

Ama sadece haber izlemekle olmaz ki bu. Güzel, böyle hani iç açıcı, farkındalık oluşturucu, neler yapabileceğinizi, potansiyellerinizi hissettiren videolar izlediğinizde de aynı şey olabilir. Buradaki sorun farkındalıkların fazlalığı ile ilgili yüklenme durumu. Her gördüğümü yüklenmeye kalkarsam, eğer çok şey görmüyorsam sorun olmaz. Ama günümüzde dijital dünyanın imkanlarıyla birlikte neyle ne kadar ilgiliysek. İster olumsuz şeyler olsun, mesela kötü vakalar, felaketler, insanların birbirine kötülük yapması gibi. İster olumlu şeyler olsun, insanların işte acayip kahramanlıklar yapmaları, kendini geliştirip çok enteresan şeylere imza atmaları vesaire. Olumlu ya da olumsuz fark etmez. Fazla farkındalıkla yüklendiğimiz zaman, büyük bir problemle karşı karşıyayız.

Farkındalık yüktür, her gördüğünü yüklenme

İşte Çevik Yaşam’daki temel ilkelerden bir tanesi: Farkındalık yüktür, her gördüğünü yüklenme. Olumlu olumsuz fark etmez bakın. Burada, yükün fazla olması problem. Farkındalığın kendisi iyi bir şey. Çünkü bir dönüşüm başlangıcı her farkındalık. Farkındalıkla birlikte kendimizi dönüştürmemiz, daha istediğimiz gibi bir insan olmamız, daha kaliteli bir yaşam sürmemiz mümkün. Ama bu, ipin ucunun devamını getirebilmekle mümkün ancak.

Çok fazla yükün altındaysak, çok fazla farkındalığın altındaysak, bunların hiçbirini ilerletmemiz mümkün olmayacaktır. Bugünkü şartlarda bakacak olursak eğer, mesela birkaç kuşak önceki atalarımızın belki ömürleri boyunca karşılarına çıkacak seçenekler, farkındalıklar, bizim bir günde karşımıza çıkıyor olabilir. Yani böyle yatağınızdan çıkmadan, hiç kafa yormadan, hiçbir şeyle muhatap olmadan geçirdiğiniz bir günü kastetmiyorum tabii ki. Ama sosyal medyaya girdiğiniz, videolar izlediğiniz, haberler izlediğiniz, olumlu olumsuz farkındalıkları artırıcı şeylere 3-5 saat muhatap olduğunuz herhangi bir günde, çok fazla farkındalıkla karşı karşıya kalacaksınız demektir.

Kolaylıkla başa çıkmak zor

Peki iyi de, ya biraz daha verimli bir şeyler olsa, atalarımız gibi mi yaşayacağız yani. Belki daha yoğun yaşayabiliriz, daha kolaylaştırabiliriz işleri, diye düşünüyor olabilirsiniz. Şöyle bir hesap yapın kendinize. Diyelim ki işte günde bir saat harcayarak yapabildiğiniz belirli bir farkındalık var. O farkındalıkta ilerleyebiliyorsunuz günde bir saatlik çalışmayla. Ve böyle 10 tane farkındalığınız var. Günde 10 saatinizi bunlara ayırarak gerçekten güzel bir şekilde ilerletebiliyorsunuz, süper. 10 konuda ilerleme sağlıyorsunuz demektir.

Şimdi işlerin biraz kolaylaştığını düşünelim. Artık o bir saatte yapabildiğiniz şeyi yarım saatte yapabilir hale geliyorsunuz. Vay süper değil mi? Yani artık 10 tane konu değil, 20 tane farkındalığı beraber yürütebilirim. Çünkü yarımşar saate döndü, yine günde 10 saat harcayarak 20 farkındalığı sürdürebilirim. Böyle düşünüyor musunuz gerçekten? Peki o zaman eğer bunu iddia ediyorsanız, bunu düşünüyorsanız, işlerin biraz daha kolaylaştığını düşünelim. Artık çeyrek saatte, 15 dakikada, o bir saatlik performansı elde edebiliyorsunuz işlerin kolaylaşması sayesinde. O zaman 40 farkındalığı sürdürebilir mi olacaksınız? Bu matematikte bir sorun var. Çünkü bu matematik böyle işlemez. İnsan zihninin, özellikle bilinçli çabanın, bölünebilirliği çok kısıtlı. 6-7-8 şeyden fazlasıyla aktif bilinçli bir şekilde ilgilenmemiz pek olası değil. Dolayısıyla bu farkındalıkları çoğalttığımızda, her ne kadar bunlar kolaylaşmış olsa da, çoğalmaları hiçbir şekilde kolaylaşmıyor.

Farkındalık yüktür, bilinçli seviyede kaldıkça…

Yaşamınızda bilinçli çabayla, paralel olarak ilgilendiğiniz şeylerin sayısı 6-7-8’i geçtiği zaman hiçbiriyle ilgilenmemeye başlıyorsunuz. Gelişine yaşama doğru gidiyor konu ve bilinçli bir şekilde bir şeyleri dönüştürme kısmı ortadan kalkıyor. Farkındalıkla ilgili, bilinçli farkındalık deniyor ya, bilinçli farkındalığın çok belirgin bir kısıtı var. Farkındalıkları ilerletirsek… Çevik Yaşam’ın içinde konuşuyorum. Ve burada da Çevik Yaşam ilkelerinde de konuşuruz. Farkındalıkları ilerletirsem ve bunlar sezgisel hale gelirse, artık bende yerleşik hale gelirse o zaman onlar için bilinçli bir çaba sarf etmeme, genelde gerek olmaz. Böyle olduğu zaman çok geniş alanlara doğru açılmam mümkün olabilir.

Ama bilinçli farkındalık kısmında, diyelim ki aynı anda yaşamımıza sokmaya çalıştığımız şeyler var. Bir yandan da yaşamımızda olan ve devam etmesi için hala çaba gerektiren şeyler var. Diyelim ki yaşamımda böyle çaba gerektiren 4-5 tane şey var. Bu durumda yeni unsur bir iki tane ancak ekleyebilirim. 3-5 tane birden eklemeye başladığımda, 5 tane mevcutta var, 5 tane de eklemeye çalışıyorum. 10, kapasitemi aştı. Artık ben bunlarla ilgili gerçekten bilinçli bir yolculuk yapamaz hale geldim. Üstelik hala da eklemeye devam ediyorum. Eğer kendinizi serbest bırakırsanız, bu biraz şeker bağımlılığı gibi. Hani tatlı yemeye acayip eğilimimiz var, sürekli tatlı yiyoruz. Kontrol etmekte zorlanıyoruz. Benzer şekilde sürekli farkındalıklar peşindeyiz.

Azaltarak çoğaltın

Sürekli yenilik, a şu da var, bu da var falan bunlara çok meraklıyız. O yüzden de bununla kendimi geliştiriyor muyum, dönüştürüyor muyum, değiştiriyor muyum diye bakmadan 3, 5, 10, 100, 1000, 2000 sürekli yüklenmeye eğilimimiz var. Hatta belki bazılarımız da bu bağımlılık haline bile gelmiş olabilir. Aslında düzelteyim, hepimizde bağımlılık halinde bu, ama o bağımlılıkla başa çıkma seviyelerimizde farklılıklar olabilir. O yüzden bir düşünün, durun ve düşünün. Farkındalık peşinde koşuyordunuz ya, o farkındalıklar kendileri zaten yaşamınızı cehenneme çevirmeye başladı. Çünkü farkındalık yüktür. Her gördüğümü yüklenirsem, büyük bir yükün, büyük bir ızdırabın altında işkence çekiyor hale gelirim. Çünkü o farkındalıkla neler olabileceğini teorik olarak biliyorum ama henüz yaşamıma geçmedi. Bunun ızdırabı da ayrıca yüklenmiş olur.

O yüzden çoğaltarak değil, azaltarak zenginleşin. Farkındalıklarınızın hepsini birden yüklenmek yerine, bunları bir kenara park edin. İçlerinden seçerek bir iki tanesini, üç tanesini yerleştirin yaşamınıza. Sezgisel hale getirin sonra sıradakilere geçin. Böyle yaptığınız zaman yaşam gerçekten çok hızlı bir şekilde istediğiniz yöne dönüşmeye başlayacak. Azaltarak çoğaltmış olacaksınız.

Yorum bırakın