Öyle ya, niye bunları tekrar tekrar ele alıp duruyorum. N’olmuş ki afantsam? Ya da hiperfantsam?
Çok şey. Birkaç örneğiyle bakalım.
Mesela afantsam, özlemlerimi bilirim sadece. Öyle çok derin özlem duymam. Bir şey yaşamımın içinde çok baskınsa, evet onu çok özlerim ve bu özlemi derin bir şekilde hissederim de. Ama yaşamımda eksikliği baskın değilse, ya da kafayı ona kırıp döngüye sokmazsam, özlediğim şeyleri e işte özlerim sadece yani. Biraz olsa da olur olmasa da olur gibidir. Afant olmayan birine bu durumumu açık etmemem gerekir ama. “Sen ne biçim insansın” tepkisiyle karşılaşabilirim. Ne yapalım, özlediğim şeyi sadece bilirim afant olarak; döngüye sokmadıkça ya da yaşamım onu bana sürekli yokluğuyla hatırlatmadıkça, görselleştirme olmadığı için zihnimde bu özlem yoğun bir duyguya bürünmez.
Mesela hiperfantsam ve kalkanlı dolaşmayı ihmal edersem, ya da bunu henüz oturtamamış durumdaysam, sokakta birkaç günlük bir kedi yavrusunu annesinden ayrı görmeyeyim. Bir anda o kedi oluveririm. Üstelik hiperfant bir insanın, yaşamdan bile baskın görselleştirmesiyle. O kedicik olarak birkaç saniyede yüzlerce kazaya belaya uğrayabilirim. “Üç hafta kendime gelemedim, bir kediciğe bir bakış attım da” dediğimde, hiperfant olmayan biri beni anlayabilir mi?
Zihinde görsel canlandırmanın hiç olmamasının ya da aşırı güçlü olmasının çok derinlikli ve aynı zamanda yaşamın çeşitli yerlerine çok yaygın etkileri var. Bırakın bu etkileri, afant ya da hiperfant diye “tiplerin” var olduğunu bile bilmeyen koskoca bir dünya var.
Peki ben niye bu konuyla bu kadar uğraşıyorum?
Eğer bir kadınsam ya da erkeksem, bunu bilirim. Kadın ya da erkek olmakla ilgili yazılmış, çekilmiş, üretilmiş zilyon tane içerik de var.
Eğer çocuk, genç ya da yaşlıysam, bunu da bilirim. Bunlarla ilgili de çok içerik var.
Ama ben afantsam ya da hiperfantsam, halimden anlayan çok az kişi var. Konuyla ilgili literatür de çok az, hatta neredeyse yok. İçerikler tanımların ötesine pek geçmiyor. Yaşamdaki etkileri çok az çalışılmış durumda.
Ben üç yıldır her iki konuyla ilgili çok çalışma yaptım. Çok insanla çalıştım. Birikmiş deneyimlerim var. Ben anlatmasam, benim anlattığım gibi anlatıp yolculukta insanlara eşlik edecek başka kimse yok gibi şu an.
El mecbur.
Merak ediyorsanız, üç yılın birikimi sitemde toplu halde duruyor. Afantazi ve hiperfantazi dizisi, zihinsel görselleştirme ve yaşam becerileri dizisi, kitapların atölye kayıtları — hangisinden başlayacağınızı oradan seçebilirsiniz: