Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 19/33
Zihnimde canlı görseller yerine soyut imgeler, detaylar yerine örüntüler, ilişkiler ve önemli bulduğum bilgiler var. Bu yapı, hem beni hem de genel olarak afant zihnini tanımlar. Böyle bir içsel yapı, duyguları daha serin ve düşük yoğunlukta yaşamama neden oluyor. Özlem gibi derin duygular da bu duruma dahil. Ne geçmişe dair özlemim ne de geleceğe dair hayallerim beni kolayca sarsmaz; duygularım genelde serin ve mesafelidir.
Afant olmayanlar birini nasıl özler? Özlem, derinlerde hep vardır ama bilincin yüzeyine çıkması tetikleyicilere bağlıdır. Afant olmayan birinin zihninde, özlem kutulanmış bir halde saklıdır, içinde onlarca anı ve duyguyla birlikte. Bu kutu her an açılmaya hazırdır; bir saç modeli, bir şarkı, bir koku ya da sadece beklenen bir mesajın gelmemesi bile o kutuyu açmaya yeter. Kutu açıldığında hatıralar, görüntüler, sesler, dokunuşlar ve özlenen kişiye dair her şey bir sel gibi bilince hücum eder. Bu özlem patlaması öylesine yoğundur ki insanı sarsar, burnunun direğini sızlatır.
Afant olmayanlar için tetiklenen özlem, anılarla dolu bir fırtına gibidir. Bir şarkı, bir parfüm ya da beklenen bir mesaj, özlenene dair tüm detayları hızla geri getirir ve duygular bir anda bilince hücum eder.
Peki, ben bir afant olarak bu durumu nasıl biliyorum? Duygusuz değilim, özlem duyarım, ama bu özlem soyut düzeyde yaşanır. Kişileri ya da anıları görselleştiremesem de özlemin nasıl bir duygu olduğunu bilirim. Zihnimde başkalarının özlemlerini modelleyebilirim. Birinin özlemini nasıl hissettiğini ve bu duygunun nasıl bir ağırlık taşıdığını örüntüler ve kavramsal ilişkilerle kavrarım. Ancak benim özlemlerim, afant olmayanların yaşadığı kadar somut ve canlı değildir. Zihnimde canlandırmalar olmadığı için o yoğun acıyı ya da özlemi aynı şekilde hissetmem. Duygularım serin ve kontrollüdür.
Sadece insanlar mı özlenir? Deneyimler, yerler, yaşanmış anlar, geçmişteki hallerim de özlenir. Ancak bu özlemler, zihnimde somut imgelerle değil, kavramsal düzeyde var olur. Zihnimde o anıları tekrar tekrar oynatamam, ama hatırladığım örüntüler bana özlemin derin hissini soyut bir biçimde yaşatır. Afant olmayanların duygularıyla kıyaslandığında bu daha az yoğun, daha serin bir deneyimdir.
Yine de özlem güçlüdür. Afant olsam bile, özlemin bende bıraktığı izler bir meltem gibi içimde dolaşır. Özlemlerim beni sürüklemez, ama derinlerde bir yerlerde hep varlıklarını hissettirirler. Belki de özlem duygusu, afant zihninde daha kalıcı, ama daha sakin bir dalga gibi var olur.
*******
**Afant olmayanlar özlemi fırtınalar gibi yaşarken, biz afantlar serin bir meltemde hissederiz.**
*******
← PEKİ NİYE AFANTA ANLATIRLAR? | İçindekiler | HAYALLERİN GÜCÜ VE TEHLİKESİ →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.