Gates’in Afrika’sı 1

Kurgunun Sonu · Gelecek Postası · Bölüm 11/28


Bir zamanlar ABD'yi anlatmaya devam edeceğim. Ama makro seviyede olan gelişmeleri böyle üst üste anlatınca, çok genelkurmay savaş komuta odası havasında bir akış oluyor. Gerçekte tüm mikro detaylarıyla kanlı canlı bir savaş sürerken, büyük bir masada ilerletilen küçük maketlerle konuyu çok daha iyi takip edebilirsiniz, ama bir şeyleri de kaçırırsınız.

Sonraki on yılların makro olaylarında etkili olan, başlangıçta ise hayli mikro gözüken birtakım gelişmelerden örnekler vermem gerekli bu noktada. Bunun en güzel örneği de Bill Gates.

Bill Gates, Microsoft'taki tüm görevlerini bıraktıktan sonra vakıf çalışmalarına kendini adadı. Yazılım sektörünü neredeyse tek başına yaratan Gates, hayır işlerine yönelince, bu sektörü de yeni baştan ele aldı. Kendisinden önce aynı zamanda yakın dostu olan Warren Buffett'ın hayır kurumlarıyla ilgili girişimlerinde uğradığı hayal kırıklıklarını biliyordu.

Gates'in hayır işleri için ilgisini en çok çeken bir konu ve en çok çeken bir kıta vardı. Gelişmiş dünyada büyük ölçüde kontrol altına alınabilmişken dünyanın kalanında büyük bir kıyıma sebep olan sıtma ve AİDS gibi bulaşıcı hastalıklar ve Afrika kıtası.

Vakıf bu hastalıkların kontrol altına alınabilmesine yönelik önemli çalışmalar yaptı. Sadece Gates ve Buffett'ın değil, pek çok başka hayırseverin parası da vakfa akıyordu. Çünkü sonuçlar alıyorlar, insanların hayatlarını kurtarıyorlar ve göstermelik değil gerçek bir fark oluşturuyorlardı.

Çalışma sistemi üzerine iyi kafa yorulmuştu ve kişilerden büyük ölçüde bağımsız olarak, kurumsal yapı başarıyı sağlayacak şekilde tasarlanmıştı. Vakıf bir şirket gibi yönetiliyordu. Kurtarılan canların ve yaşam kalitesinde sağlanan artışların ölçülebilmesi için yöntemler geliştirilmiş, bu yöntemlere göre çalışanlara hatırı sayılır primler verilmesi gelenekselleştirilmişti.

Birkaç yıl sonra Gates, Afrika'ya kalıcı olarak yerleşti. Vakfın çalışmaları yanı sıra, kişisel servetiyle de bu kıtada yatırımlar yapıyordu. Rivayetler muhtelif… Kabile yönetiminin hala etkin olduğu, elmas madenleri üzerine bitmez çatışmalardan bunalmış bir ülkede birkaç yılda akla hayale gelmeyecek sonuçlar aldığı ise kesin. Ülkede yaşayan tüm bireylere 5 yıl içinde standart beslenme, barınma ve sağlık imkanlarının sunulması, bunun üzerine de yine tüm bireylere 300 USD aylık maaş bağlanması koşuluyla, hiçbir ücret ödemeden bu zengin elmas yataklarının 100 yıllık işletme haklarını elde etti. Bu vaatlerinin yanı sıra, elde ettiği gelirlerin bu giderleri karşılayıp arttığı senelerde, artan karın yarısını yine insanlara dağıtmayı da kabul etmişti. Ayrıca anlaşma metinlerinde yer almamakla birlikte, sonradan, 10 yıl içinde ülkede AİDS başta olmak üzere tüm yaygın hastalıkları kontrol altına almayı da vadetmişti.

Gates dolar cinsinden ürettiği büyük serveti, tam da doların büyük inişine başladığı yıllarda değerli taş ve madenlere dönüştürmeyi başarmıştı.

Dolar cinsinden olan servetini çılgınca harcıyordu. Madenlerin üretimini önce çok kıstı. Aralarındaki savaşlarda kullanmak üzere silah almak için elmasları yok pahasına elden çıkaran eski sahiplerinin aksine, çok daha akıllı, temkinli ve kararlı adımlar atıyordu. 5 yılı aşkın bir süre boyunca, neredeyse tüm kişisel servetini kullanarak harcamaları kendisi karşıladı. Bu dönemde, vadettiği paraları tıkır tıkır ödeyerek, ülkede yaşayan tüm vatandaşların güvenini kazandı. Elmas işleme tesisleri kurdu ve bunları geliştirdi. Elmas işlemeyle ilgili uzun süren seçimler ve eğitimler sonrasında yerli insanlardan ekipler kurdu. Kısa sürede dünya elmas piyasasında büyük ağırlığı olan yeni bir borsa bile oluşturdu.

Vakıfla ortak yürüttüğü bir çalışmayla da bulaşıcı hastalıklarla mücadele ediyordu. Geleneksel karantina yöntemini kullandı. Ama en son teknolojilerini bu yöntemi uygulamaya seferber etti. Tehlikeli seviyede bulaşıcı hastalık taşıyan kişileri, kendi içinde rahat bir ortamda soyutladılar. Bu insanlar aslında ölmeye yatıyorlardı, ama en azından toplumun kalanına olumsuz etkileri en aza indirgenmiş oldu.

Afrika'da bir ülkenin kaderi, öyle hızlı ve öyle inanılmaz bir şekilde değişti ki, bu değişmeden zarar görecek bazı mihraklar neler olduğunu fark edip engellemeye yönelik girişimlerde bulunana kadar iş işten geçmişti.


Bir zamanlar ABD 1  |  İçindekiler  |  Bir zamanlar ABD 2

© 2016, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.