Çelişki ve Çatışma Yaşamdır — paylaşım kartı

Ek 3. Bilginin Ötesinde: Neden Bilimsel Referanslar Kullanmıyorum?

Çelişki ve Çatışma Yaşamdır · Ekler · Sayfa 26/28


Bu bölüm, kitabın ana metninde yer alacaktı. Ancak, kitabın akışını bozmamak ve okurla daha doğrudan bir bağ kurmak adına, bilimsel referanslarla ilgili açıklamayı ek bölüm olarak sunmayı tercih ettim. Amacım, bu kitapta daha kişisel bir yaklaşım benimseyerek, bilimsel bir metinden çok, yaşamla ilgili pratik ve derin bir paylaşım yapmaktı.

*

İki yüksek lisans tezi yazdım ve bu süreçlerde en çok üzerinde durulan konulardan biri, kaynakların nasıl doğru bir şekilde alıntılanacağı ve aktarılacağıydı. Özellikle psikoloji ve diğer akademik çalışmalarım sayesinde, bilimsel yöntemin değerini ve işleyişini derinlemesine anlama fırsatı buldum. Araştırma yapmayı ve konulara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmayı seviyorum. Ancak zamanla, öğrendiklerimi kendi yaşam pratiğimle nasıl ilişkilendirdiğim daha önemli hâle geldi.

Bu yazıyı kaleme aldığım dönemde:

  • Türkiye'nin en seçkin fen liselerinden biri olan İstanbul Atatürk Fen Lisesi mezunuyum.
  • İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden lisans derecesi aldım ve aynı üniversitede Mühendislik Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptım.
  • İkinci üniversite hakkı ile ilgilendiğim alanlara yönelerek Anadolu Üniversitesi'nde Sosyoloji, Tarih, Felsefe lisanslarını ve İlahiyat önlisansını tamamladım.
  • Ardından, Üsküdar Üniversitesi'nde Nörobilim yüksek lisansını bitirdim ve yine aynı üniversitede Psikoloji lisansı alarak beşinci lisansımı da tamamladım.

Bu eğitimlerin yanı sıra kitap okumaya olan merakım da hiç azalmadı. Goodreads profilimde 3.000'in üzerinde kitabı okumuş olduğum görülebilir ve yıllarca haftada ortalama üç dört kitap okudum. Ancak tüm bu öğrenme serüvenim, akademik bir kariyerden çok, yaşamı anlamlandırma arzumla ilgilidir. Akademik öğrenim, bazıları için yaşamsal kazanımlar sağlayabilir. Fakat birçok insan akademik bilgiyle kilitlenir ve bu bilgilerle yaşamsal dönüşümler yapamaz. Ezber bilgi, yaşamla ilişkilendirilmediğinde tıkanmalara yol açar.

Benim derdim, yaşamı öğrenmek ve anlamaktır. Okuduklarım ve öğrendiklerim, kendi yaşamıma hizmet eder. Bu bilgileri yaşamıma entegre edebilmek, onları kendi filtremden geçirip dönüştürebilmek tamamen bana özgüdür, çünkü her yaşam bireyseldir. Örneğin, afant olduğum için, bazı şeyleri yaşamıma adapte etmek zor olabilir ve kendi yollarımı keşfetmemi gerektirir. Bu uyarlamaları yapabilmek, benim sorumluluğumda.

Bir okur ya da dinleyici için yazarken, araştırdıklarım üzerinden ezbere referanslar vermek yerine, anlatımı kendi filtremden geçiririm. Okurla kurduğum diyalogda, onların hâlihazırda bildikleri ve anlayabilecekleri çerçeveler üzerine kurulu bir anlatım tercih ederim. Bu, bir davete icabet etmek gibidir. Karşındaki kişinin dünyasına saygı duyarak, onun zihinsel modelleriyle çalışmak, bana göre çok daha değerli bir süreçtir. Bu paylaşımı birlikte yaptığımız için teşekkür ederim; zihinsel modellerimizi beraberce ele almak büyük bir onur.


← Ek 2. Çelişkiler İçinde Yüzerken: Hayatın Karmaşasıyla Barışmak  |  İçindekiler  |  Ek 4. Tümdengelim mi, Tümevarım mı? →

© 2025, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-44). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.