Çelişki ve Çatışma Yaşamdır · Ekler · Sayfa 27/28
Kitabın ana akışında doğrudan ele almadığım ancak kavramsal derinliği açısından oldukça önemli bulduğum bir mesele var: Tümdengelim ve tümevarım arasındaki ilişki. Bu iki düşünme biçimi, anlam arayışında sıkça karşılaşılan yöntemlerdir. Ancak bu ikilik üzerine düşünmek, çelişkilerin ötesine geçmek ve modellerle düşünmeyi öğrenmek için bir fırsat sunar. Bu ek bölüm, anlamanın çok boyutlu doğasına daha yakından bakmak isteyenler için hazırlanmıştır.
Her insan, kendi kâinatının merkezinde yer alır; bu da insan sayısı kadar kâinat olduğu anlamına gelir. Bu, bir çeşit modelleme olarak görülebilir. Modellerimizi oluştururken veri toplar, incelemeler yapar ve çıkarımlarda bulunuruz. Bu büyük karmaşayı anlamak ve içinde yol almak için bilincimizin ve zihnimizin olanaklarından nasıl yararlanmalıyız? İnsanlık bu konuda çok düşünmüş, önemli yollar ve ikilikler ortaya koymuştur. Bunlardan en meşhurlarından biri: Tümevarım ve tümdengelim.
Tümevarım ve tümdengelimi bir ikilik içinde hapsolmuş görmek, düşünme ve hayal etme yetimizin zincire vurulması anlamına gelir. Kimileri ayrıntılardan hareketle genellemeler yaparak anlayabileceğimizi düşünürken, kimileri ise genel ilkelerden yola çıkıp tek tek durumlar hakkında kesin sonuçlar çıkarma yolunu tercih etmiştir.
Bir başka benzer ikilik de indirgemecilik ve bütüncüllük arasında yatar. İndirgemeciler parçaları inceleyerek bütünü anlamaya çalışırken, bütüncüller anlamın ancak tümde bulunabileceğini savunur. Bu iki yaklaşımın çatışması bizi çelişkilerin içine çeker. Ancak bu çelişkiler, doğru bakıldığında bizi aydınlatan bir rehber hâline gelir.
Asıl mesele, bu ikilikleri birer "var veya yok" olarak görmekten kaynaklanır. Anlamak ya da anlamamak diye bir şey yoktur; anlamanın bir ölçeği vardır. Hiçbir zaman her şeyi tam anlamıyla kavrayamayacağız. Bu yüzden tam anlamaya ulaşmak için tek bir ideal yol da olamaz. Bazen parçalayarak indirgeriz, bazen de bütüncül bir anlayışla yeni bir düzleme geçeriz. Ne tümü kavrayabiliriz ne de en küçük parçayı tam anlamıyla bilebiliriz. Fakat her an, o bütünün içinde var oluruz ve onu bir parça da olsa kavrayabiliriz.
Anlayışımız nerede olursa olsun, oradan hareket ederiz: Yukarıya, aşağıya, içeriye ya da dışarıya. Çelişkilerle başa çıkamadığımızda her şey elimizden kaçar, fakat onları kabul ettiğimizde her şey biz olur.
Zihinsel modellerimiz, kâinatla olan ilişkimizi şekillendirir. Tümevarım da tümdengelim de, indirgemecilik de bütüncüllük de doğru yerde kullanıldığında zihinsel modellerimizin gelişimine katkı sağlar. Usta bir zanaatkâr, sadece tornavidayla ya da sadece keserle çalışmaz. Elindeki her aracı ustalıkla kullanır.
← Ek 3. Bilginin Ötesinde: Neden Bilimsel Referanslar Kullanmıyorum? | İçindekiler | Ek 5. İçe Dönüklük ve Dışa Dönüklük →
© 2025, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-44). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.