Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 5/33
Tek bir anıya güvenip kararımı kesinleştirmeden önce, çocukluk anılarımı ve algılarımı daha derinlemesine araştırmaya başladım. Çocukken geçmişte insanların siyah beyaz yaşadıklarını sanırdım. Yaşadığım dünya renkliydi elbette. Ama geçmişin siyah beyaz olduğunu düşünürdüm. Çocukluk yıllarımda filmler, fotoğraflar siyah beyazdı zaten ve geçmişe dair anlatılar zihnimde de hiç renklenmezdi. Eski insanlar siyah beyazdı sanki.
Evet, yaşamı renkli görüyordum, ama bilinçli zihnimde hiçbir şey resmedilemiyordu. Zihnimde ne geçmişe dair bir görüntü, ne de anılarımın renkleri vardı. Tıpkı siyah beyaz televizyon ekranı gibi, bilinçli zihnimdeki dünya da renksizdi, hatta görüntüsüzdü, soyuttu tamamen.
Bu basit, çocukça gibi görünen algı, afantazyanın hayatım üzerindeki etkilerinden biriydi. Şimdi dönüp baktığımda, çocukken yaşadığım o algının, zihinsel deneyimimde ne kadar derin bir iz bıraktığını anlıyorum. Renkleri görebiliyordum, ama zihnimde canlandıramıyordum. Zihnimdeki geçmiş, daima siyah beyazdı hatta siyahtı ve bu, afantlığımın o zamandan beri var olduğunu fark etmemi sağladı.
← BABAMIN BIYIKLARI | İçindekiler | ANESTEZİSİZ AMELİYAT →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.