Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 8/33
Afantazya durumumu fark etmeden önce, ikinci yüksek lisansımı Nörobilim alanında yaptım. Yine afantazinin adını bile duymadan, beşinci lisansımı Psikoloji'de tamamladım. 40'lı yaşlarımda aldığım bu iki eğitimde afaziden apraksiye birçok nörolojik durumdan bahsedildi, ancak afantazyanın adı bile geçmedi. 2015 yılına kadar, dünya genelinde hiçbir bilim insanının bu durumu bilimsel olarak incelememiş olması, afantazyayı fark etmenin ne kadar zor olduğunun bir kanıtı gibi. Konuyla ilgili içerik üretmeye ve insanlarla görüşmeler yapmaya başladıktan sonra fark ettim ki, birçok afant, yaşamlarının ileri dönemlerine kadar durumlarının farkına varamıyor. Kendimizi ya da başkalarını gerçekten anlayabiliyor muyuz? Ortak bir anlayışa ulaştığımızı düşündüğümüz bir kişiyle, gerçekten aynı noktada mıyız?
Bir grup insanı ve onları yönlendiren bir eğitmeni düşünün. Eğitmen, katılımcılardan çocukluk dönemlerinden sevdikleri bir yemeği ve o yemeği yedikleri ortamı, yemeği yiyiş anlarını zihinlerinde canlandırmalarını istesin. Katılımcılar da bu isteği yerine getirsin. Ortak bir kavram üzerine ne kadar güzel çalışıyorlar, değil mi? Aynı anıdan yola çıkıyorlar, aynı sahneleri canlandırıyorlar gibi görünse de, gerçekte zihinlerinde olup bitenler birbirinden uçurumlar kadar farklı olabilir.
Katılımcılardan biri belki sadece soyut kavramlar ve cümlelerle dolu bir dünya görüyor. Gerçek bir anı bile değil belki; sadece birinin ona anlattığı bir hikayeyi zihninde şekillendirmeyi deniyor. Görselleştiremediği için, sadece kelimeler ve soyut kavramlarla o yemeği hatırlamaya çalışıyor.
Bir başkası, zihninde gri tonlarla kaplı, silik bir sahne görebiliyor. Masada birkaç kişi var, ancak yüzler net değil. Sadece yemeklerin ana hatlarıyla ayırt edilebildiği birtakım tabaklar. Sahne siyah beyaz ve soluk.
Diğer bir katılımcı ise daha fazla detay görebiliyor. Yemeğin kokusunu hafifçe hissedebiliyor, ancak renkler biraz soluk, görüntüler net değil. Anılar zihninde canlanıyor, ama bir sinema sahnesi kadar belirgin değil.
Başka bazıları ise değişen derecelerde detay ve canlılıkla hayal edebiliyor.
Ve bir başka katılımcı, gözlerini bile kapatmadan olağanüstü bir sinema sahnesine dalıyor. Yıllar önce ölmüş babaannesinin buharı tüten tabakları zevkle aile sofrasına taşıyışı… Yemeklerin o kadar belirgin kokuları var ki, sanki gerçek hayatta o anı yeniden yaşıyormuş gibi. Annesinin saçları, başını her çevirdiğinde yüzünde hafifçe dans ediyor. Gözlerini kapatmasına bile gerek yok; bütün bu renk, detay, ses, koku cümbüşü önünde beliriyor, adeta geçmişi yaşıyor gibi. Bu kişi, o sahneyi bütün duygularıyla yeniden yaşarken, diğer katılımcılar ve eğitmen arka planda bulanıklaşıyor.
Bu katılımcıların her biri aynı geçmişi yaşamış olsalar bile, o geçmişten zihinlerinde canlandırabildikleri sahneler tamamen farklı. O sahneleri ne kadar detaylı ve canlı canlandırabildikleri, hayatlarındaki algıyı, düşüncelerini ve hatta kim olduklarını baştan aşağıya değiştiren bir faktör. Her bir katılımcı, aynı yaşanmışlığı tamamen farklı bir zihinle yeniden deneyimliyor.
*******
**Afantazi, bir farktan çok daha fazlasıdır; dünyayı algılama ve yaşamı yorumlama biçiminizi kökten şekillendirir.**
*******
Başka bir insanı anlamanın ne kadar zor olduğunu fark etmek insanı sarsıyor. Kendimizi bile her zaman anlayamayız; peki başkalarını nasıl anlayabiliriz? Ama anlamak mümkün olmasa da, anlar gibi olmak gayet mümkün. Yaşamı kesin bir anlama olmadan, sadece "anlar gibi" sürdürmek de bir seçenek. Hatalar, yanlış anlamalar, eksiklikler içinde yüzerek yaşamaya devam ediyoruz. Hatalarımızla, eksiklerimizle; çünkü kesin doğru, ideal bir yaşam ne olası ne de mümkün. Ve bu, kötü bir şey değil. Yaşam, o kadar güçlü ki, binlerce hata, binlerce belirsizliği bile yüklenip taşıyabiliyor.
← AFANT HAFIZASI | İçindekiler | KAÇINDIĞIM TEKNİKLER →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.