Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 9/33
Yıllarca afantlığımın etrafından nasıl dolaşıp durduğumu dönüp incelemek hem eğlenceli hem de göz açıcı! İnsan, orta yerde duran kocaman bir engeli bile fark etmeyebiliyor. Hazır olmadığımda, sorunlarımı da durumlarımı da göremem. Belki de bilinçaltımın beni bu farkındalıktan koruduğunu, doğru zamanı beklediğini şimdi anlıyorum.
Yıllarca görselleştirme içeren teknikleri sessizce pas geçtim. Kendisiyle uğraşan, öğrenmeyi ve dönüşmeyi seven bir insanım. Yapamadığım şeyleri yapabilir hale gelmek dönüşmekle, dönüşmek de öğrenmekle mümkün ne de olsa. Bu yüzden kendimi bildim bileli işime yarayabilecek teknikleri arar, araştırır ve denerim. Ancak görselleştirmeye dair ne zaman bir şey duysam, içimde bir mesafe oluştu. Farkında olmadan bu tekniklerden uzak durmam, belki de bilinçaltımın bir müdahalesiydi.
Hafıza sarayını duydunuz mu? Bu yöntemde, iyi bildiğiniz bir mekânı referans alırsınız. Hatırlamak istediğiniz şeyleri o mekânın, mesela odanızın, yüzeylerine, askılarına ve benzeri yerlere yerleştirirsiniz zihninizde. Böylece bir alışveriş listesini veya tatil bavulunu eksiksiz hazırlayabilirsiniz. Sanki bu tekniği kullanmışım gibi anlatıyorum ama aslında denemeye bile çalışmadım. Zihnimde bırakın hafıza sarayı kurmayı, tek bir odacık bile canlandıramıyorum.
Bu tekniği sessizce pas geçişimi şimdi saygıyla anıyorum. Bilinçaltım, meraklı zihnimi o dönem frenlemiş. "Boşver, kaşıma burayı" demiş. Onca meraklı olmama rağmen, bu tekniği araştırmaya veya uygulamaya yönelmemişim. Belki de bu fren, kendimi zorlamadan kabul edebilmemi sağladı.
İsimleri hatırlamak için görsel imgelere bağlama tekniğini de denedim ama bunu da tek bir denemeyle bıraktım. Yıllarca teknik eğitimler, danışmanlıklar yaptım ve binlerce kişiye hizmet verdim. İsimleri hatırlamak benim için her zaman zor oldu; bu da afantlığımın bir yansımasıydı. Eşimin ve çocuklarımın yüzleri gözümün önüne gelmezken, iş yaptığım insanların isimlerini hatırlamak çok daha zor. Yıllarca beraber çalıştığım kişilerin isimleri bile uzun bir süre etkileşimimiz olmazsa belirsizleşir. 2-3 günlük eğitimlerime katılmış kişilerin isimlerini ise ezberlemeye çalışmadım dahi. İsim kullanmadan eğitimi sürdürmeye ilişkin birçok teknik geliştirdim. Kendi yöntemlerimle işimi yapabilmem bana bu yolda destek oldu.
Ancak öyle kişiler vardı ki seyrek görüşsem de isimlerini biliyor olmam gerekiyordu. Burada zorluk çok daha belirgindi. Afant olduğumu bilmediğim o geçmiş yıllarımda, bir keresinde isim görselleştirme tekniğini denemiştim. "Nilgün" ismini hatırlamak için Nil Nehri'nin üzerine doğan güneşi görselleştirdim. Bu görselleştirme, tamamen kavramsal ve soyut bir biçimdeydi. Zihnimde somut bir imge oluşmadı, ama soyut bir görsel yarattım. İsim hala aklımda. Ancak bu tekniği yalnızca bir kez uyguladım ve rafa kaldırdım. Devam etsem eninde sonunda aslında yaptığımın somut bir görselleştirme olmadığını kavrardım.
Hafıza sarayı ve isimleri görselleştirerek hatırlama teknikleri, afant olduğumu keşfetmemi tetikleyebilecek veya en azından kendimde bir gariplik olduğunu anlamamı sağlayacak yöntemlerdi. Ama o zamanlar henüz bu durumla yüzleşmeye hazır değilmişim. O günlerde farkında olmasam da zihnim, beni hazır olmadığım bir gerçekle karşılaşmaktan korumuş olabilir.
*******
**Hafıza sarayını hiç denemedim; zihnimde bir odacık bile canlandıramıyorum.**
*******
← AFANTSAK NE OLMUŞ? | İçindekiler | ZİHİN HARİTALARINDA YOL BULMAYA ÇALIŞIRKEN KAYBOLMAK →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.