Elmayı Gördün Mü? · Sayfa 25/33
Sinemaya gittiniz: Görsel bir şölen, işitsel bir ziyafet, çok katmanlı bir algı bombardımanı. Tiyatroya gittiniz, bu sefer canlı; oyuncular, sahneler, dekorlar… Karşınızda zengin bir aktarım. Bu sadece izlemekle ilgili değil. Roman okurken bile zihninizde sahneler canlanır; olayları, karakterleri, mekânları gözünüzde canlandırırsınız. Bir anıyı hatırlarken, zihniniz adeta bir film oynatır. Sesler, görüntüler, bazen kokular bile yeniden belirir.
Ama benim zihin sahnem bomboş. Karanlık. Ne fotoğraf, ne de video. Ses ya da koku da yok. Dil var ama sesle değil; sessiz bir dil. Kelimeler, duyulmaz ama belirir. Kavramlar var, ama kavramların görsel ya da işitsel temsilleri olmadan, soyut hallerinde varlar. Benim zihnimde 'sevgi' ile 'elma' arasında görsel bir fark yok. Belki sizin zihninizde soyut kavramlar bile somut imgelerle temsil ediliyor olabilir. Elma dediğimde zihninizde bir meyve belirir; belki bir kasa elma ya da dalında sarkan elmalar. Oysa benim zihnimde elma da, sevgi gibi soyut. Ne harflerin görseli var ne de bir ses. Sadece kavramlar var.
Afant bir insan, tam da böyle yaşar zihninde. Görselleştirme yeteneği güçlü olanlar için, soyut bir elma düşünmesi istendiğinde bile zihinsel bir görüntüye dönüşebilir. Ama bende, elma yalnızca soyut bir varlık olarak yer alır. Görselleştirme gücü olanlar için, bir elmayı görünümünden soyutlamak zordur. Sevgi gibi özünde soyut bir kavramı düşünün, ama sizde o bile bir sahneye, bir resme, belki bir anıya, belki de bir sese dönüşebilir. Benim zihnimde ise sevgi de elma da sadece kavram olarak var.
Benim zihnimde somut olan şeyler bile soyut. Kavramlar var, örüntüler var, ilişkiler var ve önemli olarak işaretlenmiş bilgiler var. Her şey bu soyut yapılarla beliriyor zihnimde. Ne ses var ne de görüntü, sadece kelimelerin soyut hali.
Zihnimde yalnızca ifade edebildiklerim var. İfade edilemeyen şeyler, varsa bile yok hükmündeler. İfadesiz olan, somutlaşmaz zihnimde. Onlar belki oradadır, ama varlıkları bilinmez.
Ama sakın yanılmayın. Zihnimin derinlerinde, bilinçaltımda, her şey var. Görseller, sesler, capcanlı hallerinde duygular o derinliklerde duruyor. Fakat yüzeye kavramsal, soyut, ifadesel ve serin çıkıyorlar. Bilinç sahnem bomboş ve karanlık. Sadece bu boş sahne, benim bildiğim her şeyin üstünde yer alıyor. O karanlık sahnede, somutlaşamayan her şey derinlikte asılı duruyor.
*******
**Bilinç sahnemde boşluk var, ama o boşluk soyut anlamlarla dolup taşar.**
*******
← SESSİZ DİL: AFANT ZİHNİNDE KELİMELERLE YAŞAMAK | İçindekiler | FARKI NEREDEN BİLİYORUM: BİLİNÇALTININ CANLI SAHNELERİ VE AFANT ZİHNİNİN BOŞLUĞU →
© 2024, 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-08). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.