PARK MESAFESİ

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 35/96


Her konuyla her an ilgilenemeyiz. Ama önemli konuları tamamen yok sayamayız da. Park mesafesi, bir konuyu yaşamımızda tutup, onu sürekli sırtımızda taşımadan bekletebildiğimiz mesafedir.

*

Bilinçli zihnimiz her şeyi aynı anda taşıyamaz.

İç dünyamız aynı anda sayısız işi yürütür. Beden çalışır, hafıza işler, duygular hareket eder, fark etmediğimiz nice süreç arka planda devam eder. Ama bilinçli odağımız sınırlıdır. Bir anda gerçekten ilgilenebileceğimiz şey ya birdir ya da birbirini destekleyen birkaç şeydir.

Daha fazlası bizi dağıtır.

Genel rahatlama, her şeyi aynı anda bilinçte tutma çabasını biraz gevşetir. Yükleri topluca uzaklaştırır, zihinsel kalabalığı azaltır, bize nefes alanı açar.

Ama gerçekten önemli konular kolay kolay kaybolmaz. Kaybolmaları da gerekmez.

Bir sağlık meselesini tamamen unutmak istemeyiz. İşimizi kaybetme riskini yok sayamayız. Yaşamımızı bağladığımız bir projeyi gündemden bütünüyle düşüremeyiz. Sevdiğimiz biriyle yaşadığımız ciddi bir kırılmayı sanki yokmuş gibi davranarak çözemeyiz. Ama bunları her an sırtımızda da taşıyamayız. İşte park mesafesi burada devreye girer.

Uygun park mesafesi, bir konunun bize kendini uygun sıklıkta ve uygun yoğunlukta hatırlattığı yerdir. Konu yaşamımızdan düşmez; ama bizi sürekli ezmez. Kendini gerektiğinde hatırlatır; ama her an bütün alanımızı kaplamaz.

Kötü park edilmiş bir konu ya fazla yakındadır ya fazla uzakta.

Fazla yakınsa baskı yapar. Sürekli kendini hatırlatır. Her işe karışır. Dinlenirken bile oradadır. Başka bir işle ilgilenirken içeri girer. Zihnimizin kenarında değil, neredeyse yüzümüzün önünde durur.

Fazla uzaktaysa gündemden düşer. Unutulur. Gerektiğinde hatırlanmaz. Sonra bir gün karşımıza büyümüş, ağırlaşmış, gecikmiş hâlde çıkar.

Aradığımız ayar ise ikisinin ortasında bir yerdedir. Bu yer her konu için, hatta aynı konunun farklı zamanları için bile değişebilir.

Konu oradadır. Varlığını biliriz. Ama bizi sürekli sıkıştırmaz. Gerektiğinde tatlı bir uyarı gibi kendini hissettirir. “Beni unutma” der; ama “her şeyi bırak, şimdi yalnızca benimle ilgilen” diye bağırmaz.

Görsel canlandırmayla çalışabiliyorsanız, sizi zorlayan ama şu an üzerinde çalışamayacağınız bir konuyu zihninizde uygun bir mesafeye yerleştirmeyi deneyebilirsiniz. Odanın içinde mi dursun? Kapının dışında mı? Binanın girişinde mi? Sokağın sonunda mı? Uzak bir semtte mi?

Her konu için uygun mesafe aynı değildir. Bir konu odanın içinde durursa fazla baskı yapabilir. Başka bir konu için odanın köşesi tam yeridir. Bir konuyu sokağın sonuna almak rahatlatır; başka birini oraya koyarsanız tamamen unutabilirsiniz. Konuyla ilgili şartlar değiştikçe de mesafesini güncelleyebilirsiniz.

Afantsanız bu çalışmayı görsel bir sahne olarak kurmak zorunda değilsiniz. Yörüngelerle düşünebilirsiniz. Merkezde siz varsınız. Size çok yakın duran konular ilk birkaç yörüngede, biraz daha uzakta durabilecek olanlar sonraki yörüngelerde, daha uzakta bekleyebilecek olanlar ise daha dış halkalarda yer alabilir. Afant için önemli olan görsel mesafe değil, kavramsal mesafedir. Görsel canlandırmayla çalışanlarda ise görsel mesafe, çoğu zaman kavramsal mesafeyi taşır.

Konu bana fazla mı yakın? Beni sürekli sıkıştırıyor mu?
Yoksa fazla mı uzak? Gündemimden düşüyor mu?
Hangi mesafede bana uygun sıklıkta hatırlatıyor?
Hangi mesafede baskı değil, teşvik oluyor?

Park mesafesini ayarladığımızda, iç dünyamıza bir çeşit bildirim vermiş oluruz. “Bu konu önemli, ama şu anda bütün alanı kaplamayacak. Yeri burada. Gerektiğinde döneceğim.”

Bu, konuyu reddetmek değildir. İhmal etmek değildir. Önemsizleştirmek değildir. Tam tersine, onunla daha sağlıklı bir ilişki kurmaktır. Çünkü bir konuyu gerçekten önemsemek, onu sürekli sırtımızda taşımak anlamına gelmez. Bazen önemsemek, ona doğru mesafeyi vermektir.


ÖZEL RAHATLAMA  |  İçindekiler  |  ÇALIŞMA MESAFESİ

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın