Sakin Görünen Göl de Dolar

“Öfkeli biri değilim. Ama öfkelendiğimde kendimi bile şaşırtıyorum.”

Az önce sakindiniz. Bir anda taştınız. Biraz sonra yine sakinsiniz. Ne olduğunu siz de anlamadınız.

Zihinde görüntünün olmadığı yerde duygu çoğu zaman alçak sesle gelir. Görüntüsü olmadığı için büyümez, dikkat çekmez, kendini hatırlatmaz. Bastırmaya bile gerek kalmaz: fark edilmeden birikir.

Küçük bir rahatsızlık gelir, geçer. Bir başkası gelir, o da geçer. Hiçbiri tek başına ses çıkaracak kadar büyük değildir. Ama hiçbiri de gitmemiştir.

Öfke ancak taşarken duyulur. Taşan akıp gidince her şey dinmiş sanılır. Oysa biriken hâlâ yerinde durur.

Burada kolay bir yanlış okuma var: “Afantım, ondandır.” Bu bir mazeret değil; fark edilebilen bir örüntü. Örüntü olduğu için de erken duyulabilir. Sesi alçak olan duygu yok değildir. Onu duymanın yolu sesini yükseltmek değil, kulağı inceltmektir.

Afantlar baskıya değil, birikime yenilir. Birikimi görmek için de tek tek olaylara değil, toplamına bakmak gerekir.

Bu akşam deneyin: bugün sizi hafifçe rahatsız eden üç şeyi yazın. Tek tek önemsiz görünebilirler; olsun. Toplamına bakın. Bunu birkaç hafta sürdürdüğünüzde, toplamın bir örüntü çizdiğini görmeye başlarsınız; taşmadan önce neyin biriktiğini okumaya başlarsınız.

Biriken duyguyu geriye dönük okumanın yolunu Afantlar ve Sakin Zihin Sanatı‘nda anlatıyorum. Kitap sitemde ücretsiz:

→ Afantın İç İletişiminde Duygu Farkındalığı Sorunsalı

Bir yanıt yazın