«Zinciri kırmamak» söylemi vardır ya… Hep tüylerimi diken diken etmiştir. İnsanların büyük kısmı zaten kendilerine işkence etmekte ustalaşmış durumdayken…
Eski kürek mahkûmlarını düşünün. Büyük kadırgalarda kürek çeken, genelde zincirli köle kürekçiler. Tempo veren bir davulcu. Bir başkasının elinde de kırbaç. Aynı kürekte, elleri zincirli diğerlerinin emeğinin arkasına saklanıp çeker gibi yapanların sırtına yapıştırıyor kırbacı.
Şimdi köle gibi çalışan pek çok kişinin ne odasında bir davulcu var ne de sırtına yapıştırıveren bir kırbaçlı ensesinde bekliyor. Davulcu da kırbaçlı da zaten kişinin kendi zihninde.
Size işkence eden bir başkasıysa, en azından yorulup durması gerekir. Başka işi çıkıp işkenceciniz ara verebilir. Oysa işkenceyi kendi kendinize yapıyorsanız kendi elinize düşmüşsünüz demektir. Ve kendi kendinizden çok daha zor kaçarsınız.
İşte zinciri kırmama söylemi bu yüzden tüylerimi diken diken ediyordu.
Ama sonra bir şey fark ettim. Ben de zinciri kırmadığım çeşitli uygulamalar yapıyorum.
Mesela az önce, gece yarısına yaklaşık iki saat kala Duolingo’daki günlük hedefimi yapmadığımı fark ettim; elimdeki işe ara verip yaptım. 491 güne ulaştım.
Aralıklı oruç yapıyorum. Yıllarca aralıklı oruçlarımı takip etmemiştim; bir uygulamadan takip etmeye başladıktan sonra bu sayı kesintisiz 2803’e ulaştı.
Goodreads’te 2016’dan beri aralıksız yıllık kitap okuma hedefi koyuyorum ve tutturuyorum.
Ama…
Bunların hepsini muhabbetle yapıyorum.
Duolingo’da bu bir buçuk yıla yaklaşan süreçte iki kere gün atladım; ikisinde de uygulamanın verdiği yama hakkını kullandım.
Aralıklı oruç uygulamasında hedefim yalnızca 4 saat. Ortalamam çok az haftada 16 saatin altına düşüyor; ama günlük hedefim yalnızca 4 saat. Yani hiçbir özel çaba göstermediğim bir günde bile halkam tamamlanıyor.
Goodreads’te 2016’dan bu yana okuduğum kitap / hedefim şöyle:
2016 · 126 / 120
2017 · 162 / 156
2018 · 208 / 208
2019 · 209 / 52
2020 · 169 / 52
2021 · 158 / 52
2022 · 193 / 52
2023 · 181 / 52
2024 · 147 / 52
2025 · 81 / 52 (O yıl kitap yazmaya odaklandım; alışverişte bile kitaplardan çok defterler ilgimi çekmeye başladı.)
Fark ettiniz, değil mi, nerede kendime muhabbet hediye ettiğimi?
O muhabbeti siz de kendinize hediye etmek isterseniz, zincirde nasıl muhabbet olabileceğinin inceliklerini merak ediyorsanız «Çelişki ve Çatışma Yaşamdır» isimli kitabımı okuyun derim. Orada şöyle yazmıştım: «Yaşam, sürdürülebilir dinamik dengesizliktir.» Ne güzel bir çatışma var bu cümlede; muhabbetli zincir de muhabbetli çatışma ile oluyor işte.
Çelişki ve Çatışma Yaşamdır. Sitemde, ücretsiz: mustafaacungil.com/celiski-ve-catisma-yasamdir