MÜKEMMELİYETÇİLİK NEDİR?

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 11/96


Bazı kelimeler yalnızca bir şeyi adlandırmaz; yaşamımızla kurduğumuz ilişkiyi de biçimlendirir. Mükemmeliyetçilik de böyle kelimelerden biridir. Ne anlama geldiğini bildiğimizi sanırız; ama biraz yakından baktığımızda, herkesin aynı kelimeyle başka bir deneyimi anlattığını görürüz.

*

Hani o meşhur fil hikâyesi vardır: Karanlıkta file dokunan herkes, tuttuğu parçaya göre başka bir tarif yapar. Kulağına dokunan başka, bacağına dokunan başka, hortumuna dokunan başka bir şey söyler.

Benzer bir şey, gayet aydınlık sandığımız ortamlarda da yaşanır. Kavramları çoğu zaman rahatça kullanırız; sanki herkes aynı kelimeyle aynı şeyi kastediyormuş gibi. Oysa yaşamımıza derinden etki eden kavramları bile her zaman yeterince yoğurmuş olmayız.

Yüzeyde ortak gibi duran anlamlar çoğu zaman varsayımdır. Derinlerde ise her kişide farklı kökler, farklı etkiler çalışır. Üstelik aynı kelime, aynı kişide bile ruh hâline, zamana ve bağlama göre başka yerlere bağlanabilir.

Mükemmeliyetçilik, işte böyle yankısı bol, anlamı kişiye göre değişen ve yüzeyde kolayca anlaşılıyor sanılsa da aslında oldukça yanıltıcı olabilen bir kavramdır.

Kimine göre mükemmeliyetçilik, herkesin uygulaması gereken basit bir yaklaşım gibidir. “Yaptığın işi teslim etmeden önce şöyle bir bak, sağına soluna bir kere daha dokun; tamamdır işte, daha ne olsun\!” diyerek, onu uygulaması kolay ve doğal bir özen biçimi sayar.

Kimisi içinse mükemmeliyetçilik, biraz övüne övüne şikâyet ettiği bir hâlidir. Hayatının bazı alanlarında kendini hayli titiz ve başarılı görür; gerçekten de o alanlarda çok özenlidir. Ama aynı anda, başka pek çok konuda biriken ihmaller vardır. Çünkü özeni, yaşamında dengesiz dağılmıştır.

Bir başkası içinse mükemmeliyetçilik, yaşamını içten içe daraltan ağır bir yük gibidir. Bir dönem içine yerleşmiş, sonra da hem yaşama sevincini hem üretme gücünü yavaş yavaş tüketmiştir.

Sahi, nedir bu mükemmeliyetçilik?

Bu kısım boyunca, bu kavramın titreşimleri, yankıları, yansımaları ve kıvrımları üzerinde bolca duracağız.

Şimdilik şöyle diyebiliriz: Mükemmeliyetçilik, bir şeyin tamam olmasını istemektir; yaptığımız işin eksiksiz, düzgün, iyi olmasına duyduğumuz arzudur.

Ama hemen ardından şu sorular çıkar:

Kime göre tamam?

Neye göre tamam?

Hangi tanıma göre tamam?


Oldu mu, Olmadı mı?  |  İçindekiler  |  BİREY VE TOPLUM

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın