KAPASİTE YÖNETİMİ

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 76/96


Her havuzun bir kapasitesi vardır. Çoğu zaman bu kapasiteyi kolayca büyütemeyiz; ama onu nasıl kullandığımız belirleyicidir. Motivasyon yönetiminin özü de burada başlar: Suyu getiren kanalları iyi yönetmek, sızıntıları azaltmak, gereksiz boşalmaları sınırlamak, kalitesiz akışlardan uzak durmak… Önemli olan kapasiteyi sürekli zorlamak değil, mevcut kapasiteden daha yüksek ve daha canlı bir etki alabilmektir. Böyle olduğunda mevcut kapasitenin zenginliğini de daha iyi yaşarız.

*

O kadar çok sorunumuz, ilgili kapasiteleri iyi yönetememekten kaynaklanır ki\! Üstelik çoğu zaman bu kök nedeni fark etmeyiz.

Zamanın bir kapasite olduğunu kolay anlarız. Ama irade gücü, dikkat, merak, endişe, sabır, hoşgörü, uyanıklık, kas gücü, zihin gücü, merhamet, şefkat ve sevgi de birer kapasitedir.

Kapasite sınırsız değildir. Ama iyi kurulmuş bir sistem, sınırlı bir kapasiteyi sanki genişliyormuş gibi hissettirebilir. Çünkü harcadıkça geri besleyen bir kurgu oluşmuştur. Kapasite küçük bile olsa, doğru kullanıldığında etkisi büyür.

Bunu zaman üzerinden düşünelim.

Zaman yoksulu, zamanını yanlış yerlere savuran kişidir. Örneğin, kanca etkisi yüksek kısa videolarla zamanını ve algısını tüketir; birim zamanda daha çok uyarıcı ister hâle gelir. Faydalı şeylere vakit ayıramaz.

Zaman cimrisi, bol vakti varmış gibi görünse de zamanını hiçbir şeye harcamaz. Zamanının bolluğu, kullanmamasından kaynaklanır. Boş zaman akar gider; kullanılmadıkça hiçbir şeye dönüşmez.

Zaman zengini ise harcadıkça zamanını çoğaltır. Zamanını seçici harcar; bu harcamalar ona yeniden zaman kazandırır.

Motivasyon için de benzer bir şey geçerlidir. Motivasyon yoksulu, motivasyonunu yanlış yerlere savurur. Motivasyon cimrisi, içindeki kıpırtıyı hiçbir yere akıtmaz. Motivasyon zengini ise motivasyonunu öyle kullanır ki, harcadığı motivasyon yeni motivasyon doğurur.

Bunu soyut bırakmayalım; zaman üzerinden küçük bir modelle görelim. Bir satıcı düşünelim. Bir ürünü satması 18 saat alıyor ve geçimi için haftada 2 ürün satması gerekiyor. Yani yaklaşık 36 saatlik temel çalışma yükü var. 45 saatlik bir haftada biraz payı kalıyor.

İlk seçenek şu: Kalan zamanı da satışa ayırır, kısa vadede biraz daha fazla kazanır.

İkinci seçenek ise daha ilginçtir: Kalan zamanı satış sistemini iyileştirmeye ayırır. Müşteri listesini düzenler, teklif metnini geliştirir, tekrar eden işleri kolaylaştırır, takip sistemini güçlendirir. Başta daha az satış yapmış gibi görünür. Ama birkaç hafta sonra bir ürünü satmak 18 saat değil, 15 saat almaya başlar. Sonra belki 12 saate iner. Artık aynı zaman içinde hem geçimini sağlar hem daha fazla satış yapar hem de sistemi geliştirmeye devam edebilir.

“Harcadıkça çoğalan” kurgu budur: Harcadığımız kaynağın bir kısmı, o kaynağı bize geri kazandırır.

Sonuç şudur: Kapasiteyi artırmanın yolu çoğu kez fiziksel kapasiteyi büyütmek değildir; kullanımı verimli kılmaktır. Örneğimizdeki kişi gelirini artırmak için haftalık 45 saati artırmaya çalışmadı. Bunu yapmak kolay olmazdı; yaşamının başka yerlerinden ona bedeller ödetirdi. Bunun yerine sızıntıyı kıstı, israfı azalttı, daha verimli kullanım yolları keşfetti.

Ne yazık ki çoğu zaman kas gücünü kullanma biçimimize değil, zaten sınırda olan kas gücünü nasıl artıracağımıza odaklanırız. Mesela, gelir çevresel kısıtlar yüzünden tavana dayanmışken bile, harcama düzenine, pasif ya da alternatif akışlara, kullanım biçimine bakmak yerine yalnızca maaşı artırmanın peşinden koşarız.

Motivasyon da elbette bir kapasitedir. Havuz metaforuna yaslanarak motivasyonu kapasite olarak nasıl yöneteceğimizi şimdi daha sistematik biçimde ele alacağız.


HAVUZ PROBLEMİ  |  İçindekiler  |  GETİRENLER

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın