İkinci Kısım, İkinci Çevrim: Mükemmeliyetçiliği Ayıklamak

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · İkinci Kısım: Mükemmeliyetçilik · Çevrim Girişi · Sayfa 17/111


Mükemmeliyetçilik, tek başına duran bağımsız bir olgu değildir. Bazen kalabalığın içinde bir belirti gibi görünür; bazen çokluğun, yorgunluğun, saplantının ya da bir konuya fazla yakın durmanın kılığına girer. Biz de çoğu zaman bu farklı işleyişleri aynı etiketle adlandırırız: “Ben mükemmeliyetçiyim.”

Oysa her tamamlayamama mükemmeliyetçilik değildir. Her zorlanma da öyle. Bazen asıl mesele, üzerimizde fazla yük olmasıdır. Bazen bir konuyu zihnimizde çok yakına çekmişizdir. Bazen de konu, mükemmeliyetçilikten çok daha güçlü bir saplantı hâline gelmiştir.

Bu çevrimde, merkeze biraz daha yaklaşmadan önce ayıklama yapacağız. Mükemmeliyetçilik sandığımız bazı hâlleri birbirinden ayıracak; neyin gerçekten mükemmeliyetçilikten beslendiğini, neyin yalnızca ona benzediğini, neyin ise çokluk, saplantı ya da aşırı yakınlık gibi başka işleyişlerden doğduğunu görmeye çalışacağız.

Çünkü yanlış adlandırdığımız şeyle yerinde bir ilişki kuramayız. Önce neyin gerçekten mükemmeliyetçilikten beslendiğini, neyin ona benzediğini, neyin ise başka bir işleyişten doğduğunu ayırt etmemiz gerekir.


KÜLTÜREL EVRİMİN HIZI  |  İçindekiler  |  DERDİ ÇOK OLANIN DERDİ ÇOKLUKTUR

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.