Kâğıt Bitiyordu

Birisi, bir şiirin asla bitmediğini, yalnızca terk edildiğini söylemiş. Ne kadar güzel! Kitaplar için de aynısı geçerliydi ama bir farkla: kitabı terk etmek bizim kararımız değildi, kâğıt bize verdiriyordu. Forma bir yerde kapanmak zorundaydı, cilt bir yerde dikilmek zorundaydı. Kitabın bitmesi bir tercih değil, bir kısıttı.

O kısıt kalktı. Alışkanlığın kalkıp kalkmadığı ise belli değil.

Ağustos’un son haftasında siteme Söylenmemiş diye bir kitap koydum. On sözle açıldı. Bugün altmış yedi söz. Arada on gün var.

Ama asıl anlatmak istediğim büyümesi değil. 7 Eylül’de kitabın okuma sırası değişti. Altmış sekiz sayfanın altmış beşi yer değiştirdi ve tek bir kelime değişmedi.

Basılı kitapta bunu yapamazsınız. Oysa sıra, anlamın parçasıdır. Hangi cümlenin hangisinden sonra geldiği, okurun neyi neyle birlikte düşüneceğini belirler; aynı cümleler başka bir düzende başka bir kitap eder. Basılı kitapta bu karar bir kez verilir ve kâğıtla birlikte donar. Yanlış verdiyseniz kitabın ömrü boyunca yanlış kalır.

Kitabın üç türlü değişebildiğini bu vesileyle öğrendim. İçerik gelir: yeni söz iner, sayfa açılır. Sıra değişir: aynı sözler başka bir düzende okunur. Çerçeve değişir: metne hiç dokunmadan etrafına bir satır girer. Üçü de yayınlandıktan sonra oluyor, üçü de kitabı bozmuyor.

Canlı olmak sonsuz olmak değil. Söylenmemiş’in kaynağı 7 Eylül’de boşaldı; elimde ne varsa indi, şimdi kitap bekliyor. Ama beklemek bitmek değildir. Bitmiş kitap kapalıdır; bu açık duruyor, sadece sessiz.

Bir de şu: kitabın sürümünü ayla değil haftayla sayıyorum. Şu an “2026’nın 37. haftası”. Sebebi kitabın kendi cümlesi, yaşamın an’ı haftadır. Kitap kendi ölçüsüyle yaşlanıyor.

Bunların hiçbiri teknik bir mesele değil. Bir şeyi bitmiş saymak, onu bir daha düşünmemeye karar vermektir. Kâğıt bunu bizim yerimize karar veriyordu ve biz kısıtı erdem sandık: bitirilmiş olmak ciddiyet, açık bırakmak beceriksizlik sayıldı. Oysa açık bırakmak, bir şeyin üzerinde düşünmeye devam etmeye razı olmaktır.

Altmış yedi söz, yedi yüz yetmiş iki kelime. Alt başlığı şu: derine azla gidilir.

Söylenmemiş

Okumak yarım saatinizi almaz. Ama bir sözünde takılıp kalırsanız o söz haftanıza yerleşir, kitabın istediği de zaten budur.

Bir Cevap Yazın