EL FRENİ ÇEKİLİYKEN GAZA BASMAK

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 67/96


Yeni arabalarda buna karşı önlem var ama eskiden el freni çekiliyken de gaza basabiliyordunuz. Ben de birkaç kez yapmıştım — arabada yani… Bir de yaşamlarımızda düşünün: El freni çekili, başka frenler devrede, takozlar yerindeyken basıyoruz gaza. Yetmiyor, daha da basıyoruz. Ha gayret, yılma zorluktan…

Araba dayanmaz buna. Can dayanıyor — ama sadece bir yere kadar.

*

Motivasyon problemlerinin çoğu, karmaşık görünen ama aslında acımasızca basit olan kimi ilkelerin göz ardı edilmesinden doğar.

Basit bir denklem düşünün:

5 + 3 + (-2) + 3 + (-7) + (-5)

Sistemi pozitif yönde hareket ettirmek için yeni bir +7 eklemek mi kolaydır, yoksa o -7’yi çıkarmak mı?

Matematikte bu ikisi eşdeğerdir; ama yaşayan bir sistem için durum farklıdır. Yeni bir itici güç eklemek yerine, geri çeken bir etkeni azaltmak çoğu zaman çabayı azaltır, bakımı kolaylaştırır.

Motivasyon sorunlarında da aynı şey olur. Çoğu kişi bir ayağını frende tutarken bir yandan gaza basmaya çalışır. Kontrollü bir etki için bu işe yarar: iki ileri, bir geri… Ama bazen ileriye 382 basıp geriye 381 çekmeye benzer. Koca bir çabanın sonunda minicik bir ilerleme.

Sonra da kişi kendine kızar:

“Niye ilerlemiyorum?”
“Niye isteğim yok?”
“Niye daha çok gayret edemiyorum?”
“Niye yapamıyorum?”

Oysa belki de mesele gayretin azlığı değildir.

Belki sistemin içinde güçlü geri çekişler vardır. Belki yorgunluk vardır. Belki iç itiraz vardır. Belki anlam kaybı vardır. Belki korku vardır. Belki yük fazladır. Belki içimizdeki bir parça çok haklı biçimde “Dur” diyordur.

Böyle zamanlarda daha çok gaza basmak, çözüm gibi görünür ama çoğu zaman sorunu büyütür.

Kendinize rağmen, bir sevdiğinize rağmen, gözlerinizden akan uykuya rağmen zorlamaya devam ettiğiniz; yorgunluğu, isteksizliği, iç itirazı bastırdığınız o anları düşünün.

Kaç tanesi gerçekten bilgelikti?
Kaç tanesi kör inat, aymazlık, meşguliyet sarhoşluğu?

Elbette bazen zorlanmak gerekir. Elbette bazen direnmek, çalışmak, devam etmek gerekir. Ama her zorlanma bilgelik değildir. Her devam ediş uygun bir güç kullanımı değildir. İçimizden ya da dışarıdan gelen her “dayan” çağrısına uymak gerekmez.

Bazen dayanmak gerekir.
Bazen durmak.
Bazen yön değiştirmek.
Bazen yük indirmek.
Bazen de önce frene kimin niye bastığını anlamak.

Unutmayın: Frenleriniz düşman değildir. Çoğu ya yaşamınızı ya da yaşam kalitenizi korumak için oradadır. Onlara kulak verdiğinizde, gayretiniz hem daha değerli hem de daha etkili olur.

Motivasyonla çalışmaya buradan başlamak gerekir: Daha fazla gazdan önce, frenlerin dilini anlamak.


NEYİ İSTİYORUM, NEYİ İSTEMİYORUM?  |  İçindekiler  |  BÜYÜK FRENLER

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın