Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 68/96
Büyük frenlerimiz vardır. Çoğu zaman yaşamı korurlar; gerçekten de hayat kurtarırlar. Ama bir dönemde bizi uçurumdan koruyan fren, başka bir dönemde açık yolda ilerlememizi engelleyebilir. Bir freni iyi ya da kötü yapan şey kendisi değil, bulunduğu bağlamdır. Bu yüzden motivasyonu anlamak için gaza olduğu kadar frene de bakmak gerekir.
*
Bir fren dostunuz mudur, düşmanınız mı?
Muhtemelen pek de öyle bir derdi yoktur. Frenin işi tutmaktır, durdurmaktır, gideni yavaşlatmak, gerektiğinde durdurmaktır.
Hareket edemezken, ayağımıza bağ olduğunda şikâyet ederiz frenlerden. Ama öndeki arabaya çarpmadan hemen önce ya da uçuruma düşmek üzereyken yaşamımızı da onlar kurtarabilir.
Bu yüzden frenlere yalnızca engel gözüyle bakmak eksik olur.
Kazanmanın önemli bir cephesi de kaybetmemektir; pek kaybetmemek ya da az kaybetmektir. Yaşamda ilerlemek kadar, yaşamı korumak da önemlidir. Durmayı, yavaşlamayı, düşerken kendini toplamayı bilenin çabası daha verimli olur.
Düşmeyi bilmeyenin usta bir sporcu olması zordur.
Durmayı bilmeyenin güçlü bir hareket kurması da.
Acele ederken, yavaş yavaş acele edelim.
Yaşamımızı ve mevcut kritik kazanımlarımızı koruyamazsak, yeni kazanımlar elde etmeye çalışmanın ne anlamı kalır?
Önce zarar vermemeyi bilmeli ki insan, fayda etmeye dönük çabası daha temiz olsun.
Büyük frenler yalnızca bireysel geçmişimizin ürünü değildir. Onlar binlerce kuşağın biyolojik mirası, yüzlerce kuşağın kültürel mirasıdır. Bir anlamları olduğu, bir işe yaradıkları için hâlâ varlıklarını sürdürürler.
Peki iyi bir çözüm nereye kadar yarar?
Artık işe yaramadığı yere kadar.
Bir dönemde hayat kurtaran fren, başka bir dönemde hayatı daraltabilir. Bir bağlamda bizi koruyan durma refleksi, başka bir bağlamda bizi gereksiz yere tutabilir. Geçmişte uçurumdan koruyan bir fren, bugün açık yolda ilerlememizi engelleyebilir.
Bu yüzden hiçbir fren doğrudan iyi ya da kötü değildir.
Bir frenin yerinde olup olmadığı bağlama göre değişir.
Şu an gerçekten bir tehlike mi var?
Yoksa eski bir tehlikenin izi mi çalışıyor?
Bu fren beni koruyor mu?
Yoksa artık hareketimi gereksiz yere mi tutuyor?
Durmam mı gerekiyor?
Yavaşlamam mı?
Yön değiştirmem mi?
Yoksa freni biraz gevşetmem mi?
Büyük frenler hakkında akıl fikir yürütebilir hâle gelmeden, onlarla ilgili yaşam verilerini okuyamadan yol yürümeye kalkışmak risklidir.
Çünkü fren bazen hayat kurtarır, bazen de hayatı durdurur.
Motivasyonun kendisine daha yoğun biçimde girmeden önce, büyük frenlerimizde biraz daha duracağız. Çünkü hareketin sağlıklı olabilmesi için yalnızca gazı değil, freni de anlamamız gerekir.
← EL FRENİ ÇEKİLİYKEN GAZA BASMAK | İçindekiler | FRENCİNİN ŞEFKATİ →
© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.