Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 69/96
Frenci parçalarımız çoğu zaman içimizdeki koruyucu taraflardır: anne, baba, büyük kardeş gibi kollamak isterler. Bizi durdurarak korumaya çalışırlar. Onların dili “frence”dir. Ama içimizdeki başka parçalar çoğu zaman yalnızca “gazca” konuşur. Gazcanın etkisi altındayken, şefkatle konan freni anlamaz; gazla onu bastırmaya çalışırız. Başımıza belayı da çoğu zaman böyle alırız.
*
Motivasyon sorunlarımızın bir kısmı tek yönlü bakıştan kaynaklanır.
Sadece gazca konuşarak yaşamı anlatırsanız, gördüğünüz şey zalim engeller, zincirler ve görünmez duvarlarla dolu dar bir dünyadır. Oysa frenceyi de öğrendiğinizde görürsünüz ki bu zincirlerin bazıları uçurumun kenarına çekilmiş güvenlik bariyerleridir.
Yolumuzu bulabilmek için bu iki dil arasında bir bağ kurmak gerekir.
Bir çocuğu düşünün: Parıltılı, cazibeli bir şey görüyor; şevkle emekleyerek ilerliyor. Tam elini uzatırken annesi, o “zalim anne”, çocuğu kenara çekiyor. Çünkü o parlak şey, doğalgazlı şöminenin alevi.
Çocuk gazca konuşur: “Oraya gitmek istiyorum.”
Anne frence konuşur: “Dur, yanarsın.”
Çocuk için anne engeldir. Anne için fren şefkattir.
İçimizde de buna benzer bir şey olur.
Frenci gazcıyı anlamazsa, gazcı frenciyi anlamazsa, biri habire girişimde bulunur, diğeri sürekli engeller. Biri “hadi” der, diğeri “dur” der. Biri “yaşam çağırıyor” der, diğeri “tehlike var” der. Ortak dil yoksa, içeride hareketle koruma birbirini tüketmeye başlar.
Oysa oturup ortak bir dil geliştirseler?
Gazcının işi yine gaza basmak, frencinin işi yine durdurmak olacak. Bunda sorun yok. Sorun, birbirlerinin dilini hiç anlamamalarıdır.
Gazcı biraz frence öğrense, frenci biraz gazca öğrense… Hatta ikisi birlikte “frengazca” diye yeni bir dil kursa… Dertlerini döküp tartışabilecekleri, ortak yol bulabilecekleri bir zemin oluşur.
O zaman frenci yalnızca engelleyen taraf olmaz; koruduğu şeyi anlatabilir.
Gazcı yalnızca zorlayan taraf olmaz; gitmek istediği yerin çağrısını açıklayabilir.
Biri şunu söyler:
“Bu yol beni çağırıyor.”
Diğeri şunu sorar:
“Peki hangi bedelle?”
Biri der ki:
“Burada kalırsak çürüyeceğiz.”
Diğeri der ki:
“Hazırlıksız gidersek zarar göreceğiz.”
Bu konuşma başladığında, motivasyon artık sadece gazcının konusu olmaktan çıkar. Hareketle koruma, istekle dikkat, hevesle emniyet aynı masaya oturur.
Bu frenciler ve gazcılar bizim içimizde yaşar; sık sık da eylemdedirler. Bu satırları okurken kendi içinizde duymuyor musunuz onları? Yaşamınızda türlü frencilerinizi ve gazcılarınızı görmüyor musunuz?
Motivasyon gazcının konusu gibi görünse de, frenciyi anlamadan motivasyonu kavramak mümkün değildir.
Hadi şimdi, bu iç frencilerin bazılarını daha yakından inceleyelim.
← BÜYÜK FRENLER | İçindekiler | ÇARESİZLİK →
© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.