Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 71/96
Bunalma ve daralma, çaresizliğe komşudur ama sesi farklıdır. Çaresizlik “Dur — bir şey değiştir\!” der. Daha da derinleştiğinde “Dur — çok şey değiştir\!” diye haykırır. Bunalma ve daralma ise başka bir şey söyler: “Burada daraldı. Hemen kaçmadan önce buraya bak. Çıkış bazen burayı genişletmekten geçer.”
*
Olumsuz duygulara “olumsuz” deyip sırt çevirmek, kendi haberci sistemimize kulaklarımızı tıkamak demektir. Olumlu haberler, belirgin bir durum yoksa kendilerini pek belli etmezler. Olumsuz haberlerse seslerini yükseltir; çünkü söyleyeceklerini duyurmaları gerekir.
Bedenimizi düşünelim: Ağrımayan yerlerimiz her an “Biz buradayız, her şey yolunda\!” diye bilincimize seslense, yaşamımızı sürdürecek vakit bulamazdık. İyilik habercileri sakince bekler; baktığımızda görür, sorduğumuzda duyarız onları. Ama ağrıyan yerler kolayca susmaz. Çünkü onların dikkatimizi gerektiren haberleri vardır; bizi duymaya çağırırlar.
Bir bebeği düşünün. Güler, oynar, kendi oyuncağına dalar, sesler çıkarır; yaşamın olumlu hâlleri onda kendiliğinden belirir. Ama sıkıntısı olduğunda sesini yükseltir. Bebeğin asıl haber verme biçimi ağlamaktır. Bakım verenine sıkıntısını duyurmayı ilk günden bilir — ve farklı ağlamaları vardır. Deneyimli bir anne, sesinden anlar: Aç mı, uykusuz mu, gazı mı var, yoksa sadece kucağa mı alınmak istiyor?
İçimizden yükselen “olumsuz” duygular da böyledir. Bebeğin farklı ağlamaları gibi, her biri farklı bir mesaj taşır. Onların dilini öğrenirsek, iç sistemimizle iletişim kurmayı da öğreniriz.
Çaresizlikle bunalmayı ayırt edebiliyor muyuz?
Ne zaman içimiz “Artık çıkalım, bu durumdan uzaklaşalım” diyor? Ne zaman “Burada daraldı, tam da burayı genişletmeliyiz” diyor?
İşte bu farkı duymaya başladığımızda, nereye ve nasıl müdahale etmemiz gerektiğini de daha kolay anlarız.
Elbette bazen uzaklaşmak gerekir. Bazen ortam gerçekten zarar vericidir, ilişki tüketicidir, iş sürdürülemez hâle gelmiştir. Ama her bunalma “kaç” demek değildir. Bazı bunalmalar “burada nefes alanı kalmadı” der. Bazıları “düzen daraldı” der. Bazıları “bu ilişki biçimi, bu çalışma düzeni, bu beklenti, bu zaman kullanımı artık genişletilmek istiyor” der.
Bu yüzden bunalma ve daralma geldiğinde hemen tek bir sonuca atlamamak gerekir.
“Buradan çıkmalıyım” mı diyor?
“Burayı genişletmeliyim” mi diyor?
“Yük fazla” mı diyor?
“Alan dar” mı diyor?
“Sesimi duyuramıyorum” mu diyor?
“Bu düzen içinde hareket edemiyorum” mu diyor?
Bunları ayırt etmek motivasyon için çok önemlidir. Çünkü bazen motivasyon eksikliği sandığımız şey, aslında daralmış bir yaşam alanının verdiği haberdir. İçimiz hareket etmek istiyordur ama hareket edecek alan bulamıyordur. İstek vardır ama sıkışmıştır. Enerji vardır ama kanal daralmıştır. Heves vardır ama nefes yoktur.
Karmaşık bir sistemin binlerce kontrol noktası vardır. Sinyalleri iyi okursak, nerede daralma olduğunu daha kolay anlarız. Açık olması gereken yer mi daralmış? Sızdırmaz olması gereken yer mi kaçırıyor? Akması gereken şey mi tıkanmış? Taşınması gereken yük mü fazla gelmiş?
Olumsuz dediğimiz yaşam habercilerine kulak verdiğimizde, sistemin nerede müdahale istediğini duymaya başlarız. Duyduğumuzda anlarız. Anladığımızda müdahale eder, liderliğin gereğini yerine getiririz.
Çaresizliğe, daralmaya, bunalmaya kulak tıkayarak motivasyonumuzu nasıl yüksek tutabiliriz ki?
Bu haberciler, motivasyonumuzun zarar görebileceği yerleri önceden haber verirler. Onları dinlemekte gecikirsek, bir süre sonra — derin bir hüzünle — motivasyonumuzun nerelerden söndüğünü gösterirler.
Bunalma ve daralma çoğu zaman “daha çok zorla” demez.
“Burada alan daraldı” der.
“Nefes aç” der.
“Düzenle” der.
“Genişlet” der.
“Beni duymadan kaba güçle yol almaya çalışma” der.
Bu seslere kulak tıkayıp, taşıma su gibi dışarıdan mı motivasyon devşireceğiz? Yoksa iç sistemimizin nerede daraldığını duyup, orada biraz alan mı açacağız?
← ÇARESİZLİK | İçindekiler | PİŞMANLIK →
© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.