GÖTÜRENLER

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 78/96


Motivasyon havuzuna gelen akışlar kadar, havuzdan eksilten kullanımlar da önemlidir. İşimize yarayan yerde kullanmak bile motivasyonu tüketir; yanlış harcamalar ise havuzu çok daha hızlı boşaltır. Getirenleri ve götürenleri birlikte okumadan, bu karmaşık iç havuz sistemini anlayamayız.

*

Motivasyonla ilgili meselenin büyük kısmı sıklıkla götürenlerdedir. Modern yaşam, motivasyonun doğal kaynaklarını zayıflatmakta ustadır; ama havuzu tüketme konusundaki ustalığı, getirenlere verdiği zarardan bile fazla olabilir.

Kapasiteyi artırmaya çalışmak, doğal kapasitemizi henüz bulamadıysak anlamlı olabilir. Ama doğal kapasitemize yaklaşmışsak, asıl kazanç çoğu zaman olan kapasiteyi nasıl kullandığımıza bakmaktan geçer.

Belki de en hızlı fayda, vara yoğa kullanımları ayıklamaktan gelir.

Vara yoğa kullanım derken, motivasyonumuzu gerçekten değer üretmeyen, bize derinden bağlı olmayan, uzun vadede yaşamımıza yerleşmeyecek ya da bizi kendimize yaklaştırmayacak alanlara yüklü harcamaları kastediyoruz. İlk bakışta ilginç, cazip, hatta faydalı görünen bazı işler, özümüze ve yönümüze bağlanmadığında motivasyon havuzumuzdaki kaynağı ciddi biçimde azaltabilir.

Bunu bir örnekle düşünelim. Lisans yıllarımızdayız. Çok yüksek bir gelişme motivasyonumuz var. Yaşama parıltılı gözlerle bakıyoruz. Bir hocayla karşılaşıyoruz. Proje uygulaması olan bir dersi var. Bizi seviyor, bizimle ilgileniyor; kendi araştırmalarından birini bize cazip biçimde sunuyor.

Bir bakıyoruz, haftada 20 saati bu konuya harcamaya başlamışız.

Eğer bu gerçekten ilgimizi çeken, uzun vadede yönümüzle bağ kuran bir konuysa sorun yok. Ama bize sadece biraz ilginç gelen, özümüzle derin bağ kurmayan ve yaşamımıza yerleşmeyecek bir alansa? İşte bu, iyi kamufle olmuş bir vara yoğa harcama örneğidir.

Bu tür durumlar yaşamın içinde bazen öyle iyi gizlenir ki, olumsuz etkisini belki 20 yıl sonra fark ederiz, belki de hiç fark etmeyiz. Dışarıdan bakıldığında çalışkanlık, merak, gelişim arzusu gibi görünür. İçeriden bakıldığında ise motivasyon havuzumuzdan büyük bir akışın bizi gerçekten beslemeyen bir yere aktığını görebiliriz.

Daha sık rastlanan ve etkisi daha görünür örnekler de vardır:

Ortak yönümüz kalmadığı hâlde hâlâ peşinden sürüklendiğimiz arkadaşlıklar.

Hevesimizi tartmadan dalıp haftalar, aylar sonra pişmanlıkla çıktığımız uğraşlar.

Özümüzle bağını kurmadan peşine düştüğümüz tavsiyeler.

Sadece gündemde olduğu için ilgilendiğimiz konular.

Hayır diyemediğimiz için taşıdığımız beklentiler.

Bunlar yalnızca zaman ya da para kaybettirmez; motivasyonumuzu da sömürür. Hatta sonraki dönemlere kalıcı darlıklar bırakabilir. Bir alanı bize yabancı olduğu hâlde uzun süre taşımak, başka alanlara akacak motivasyonu da azaltabilir.

Burada dikkatli olalım: Bir şey her zaman götüren değildir. Bir arkadaşlık, bir proje, bir öneri, bir uğraş, bir sosyal medya kullanımı ya da bir yapay zekâ sohbeti bağlama göre havuzu doldurabilir de boşaltabilir de. Mesele o unsurun kendisi değil, bizim sistemimizde nasıl çalıştığıdır.

Vara yoğa kullanımın daha sinsi bir biçimi de sızdırmalardır.

Sızdırmalar bir kerede büyük kapasite kaybı yaratmaz. Atardamar patlaması gibi değildir; daha çok kılcal damarların gevşemesi gibidir. Yavaş, küçük ve fark edilmeden süren bir kayıp.

Bir defada altı saatimizi sosyal medyada harcamıyor olabiliriz. Ama motivasyonumuz sarsıldığında elimiz hemen telefona gidiyorsa, akışı kaydırmaya başlıyorsak ve ne yaptığımızı fark ettiğimizde yarım saat geçmiş oluyorsa, havuzda küçük ama sürekli bir sızıntı oluşmuş olabilir.

Ya da yapay zekâyla anlamlı bir şey üretmek yerine amaçsız sohbetlere dalıyor, dizginleri yavaş yavaş ona bırakıyor olabiliriz. İlk anda dinlenme gibi görünen bu temas, bir süre sonra zihinsel berraklığımızı, yön duygumuzu ve üretim isteğimizi azaltıyorsa, orada da bir sızıntı vardır.

Sızdırmaların tehlikesi küçük olmalarından gelir. Büyük kayıplar dikkatimizi çeker. Küçük kaçaklar ise gündelik hayatın içine karışır. Biraz oradan, biraz buradan, biraz sonra yeniden derken motivasyon havuzunun seviyesi düşer. Biz de çoğu zaman bunu “bugün içimden gelmiyor” diye adlandırırız.

Oysa mesele bazen içimizden gelmemesi değildir.

Mesele, içimizden geleni taşıyacak kadar motivasyonun havuzda kalmamış olmasıdır.

Bu küçük kaçaklar yalnızca zamanı tüketmez. Zihinsel berraklığımızı, yön duygumuzu, iç enerjimizi ve kendimizle temasımızı da zayıflatır. Motivasyonun anlık düşüşleri, giderek biriken daralma ve tıkanmalara dönüşebilir.

Bu yüzden götürenleri okumak, kendimizi suçlamak için değildir. Havuzun nerelerden boşaldığını görmek içindir. Hangi alanlar kaynağımızı uygun şekilde kullanıyor, hangileri boşa akıtıyor, hangileri bizi beslerken hangileri tüketiyor? Bunları ayırt etmeye başladığımızda, motivasyon sistemimizin en hızlı iyileşebilecek yerlerinden birini görmeye başlarız.

Zaten harcadığımız bir kaynağı, işimize yaramayan yerden işimize yarayan yere yönlendirdiğimizde yeni kaynak üretmemiz gerekmez. Bu yüzden yeniden yönlendirme, motivasyon havuzu için en kazançlı iyileştirmelerden biri olabilir.

Bazen ilk gerçek iyileşme, motivasyonu artırmaya çalışmakla değil, motivasyonun nereye sızdığını fark etmekle başlar.


GETİRENLER  |  İçindekiler  |  DARALTANLAR

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın