İÇ MECLİSTEN SERBEST İŞLEVSELLİĞE

Üç Vadiden Kendine Yolculuk · Bölüm 92/96


İç dünyamız tek sesli değildir; farklı ihtiyaçları, korkuları, hevesleri ve yönelimleri taşıyan birçok parça birlikte yaşar. Sorun bu parçaların varlığı değil, birbirlerini duymadan yönetimi ele geçirmeleridir. Muhabbetli çatışma bu parçaları bastırmadan konuşturur; içimizde bir meclis oluştuğunda yaşamla daha serbest ve işlevsel bir ilişki kurabiliriz.
*
Üç vadi boyunca, özellikle muhabbetli çatışma hattında, bu iç meclisi sık sık hissettik.

Bir yanımız güvenlik ister. Bir yanımız gelişmek ister.
Bir yanımız dinlenmek ister. Bir yanımız harekete geçmek ister.
Bir yanımız ait olmak ister. Bir yanımız özgür olmak ister.
Bir yanımız risk almak ister. Bir yanımız korumak ister.

Bu parçaların hiçbiri kötü değildir. Çoğu zaman bizi, en azından kendi bildikleri şekilde, korumaya, geliştirmeye ya da yaşamın içinde tutmaya çalışırlar.

Üç vadi boyunca onların çeşitli seslerine denk geldik.

Mükemmeliyetçilik vadisinde ölçmeye, korumaya, hata yapmamaya çalışan parçalarla karşılaştık.
Özdeğer vadisinde incinen, eksik hisseden, değer arayan parçaları gördük.
Motivasyon vadisinde ise harekete geçirmek isteyenlerle durdurmaya çalışanların seslerini duyduk.

Asıl mesele, içimizdeki herhangi bir parçanın tek başına yönetimi ele geçirmesidir.

Mükemmeliyetçi tarafımız tek başına konuştuğunda yaşam daralabilir.

Değersizlik hisseden tarafımız tek başına konuştuğunda eksiklik bütün varlığımıza yayılabilir.

Motivasyonda yalnızca harekete geçmek isteyen taraf konuştuğunda kendimizi tüketebiliriz; yalnızca durmak isteyen taraf konuştuğunda ise yaşamdan uzaklaşabiliriz.

Bu yüzden muhabbetli çatışma önemlidir.

Muhabbetli çatışma, parçaları susturmak değildir. Bir tarafı haklı ilan etmek de değildir. Parçaların birbirini duyabilmesini sağlamaktır. İçimizdeki farklı sesler konuşabildiğinde, itişip kakışmak yerine birbirlerinden bilgi almaya başlarlar.

Bir taraf riskleri söyler. Bir taraf fırsatları gösterir.
Bir taraf bedelleri hatırlatır. Bir taraf ihtimalleri görür.

Böylece içimizde yavaş yavaş muhabbetli ve diplomatik bir meclis oluşur. Serbest işlevsellik buradan doğar. İçimizdeki parçaların birbirini ezmeden, birbirini susturmadan, yaşamın ihtiyaçlarına birlikte cevap verebildiği bir hâl… Toplumda ve dünyada karşılık bulabildiğimiz ama kendimizle de barışık kalabildiğimiz bir yaşam.

Ne mükemmel olmak gerekir. Ne kusursuz dengede olmak. Ne de bütün çatışmaların bitmesi. Yeter ki parçalar konuşabilsin. Yeter ki içimizde çatışmalarını muhabbetli biçimde yönetebilen bir meclis oluşabilsin. Yeter ki yaşamın farklı ihtiyaçlarına tek bir sesle değil, zenginleşmiş bir iç temasla karşılık verebilelim.

Ama böyle bir meclis kendiliğinden canlı kalmaz. Tıpkı ilişkiler gibi bakım ister. Temas ister. Hatırlama ister. Dönüp yeniden konuşma ister. Bu yüzden yaşamda bir ritim kurmak değerlidir. Ve belki de bu ritmin en güzel araçlarından biri, muhabbetli kapanışlardır.


KENDİ YAŞAMININ DIŞINDA  |  İçindekiler  |  MUHABBETLİ KAPANIŞ

© 2026 Mustafa Acungil. Tüm hakları saklıdır. Bu kitap web sitesinde ücretsiz okunması için sunulur ve zaman zaman güncellenebilir (canlı kitap · Sürüm: 2026-07). Bağlantıyı paylaşmakta özgürsünüz; metni kopyalayıp başka yerde yayımlamak izne tabidir. Ayrıntı → Haklar ve Kullanım.

Yorum bırakın